Yapılan resmi açıklamada, "Tapu, kadastro ve arşiv belgeleri, Galata Kulesi'nin 'Kule-i Zemin Vakfı'na ait olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu kararla birlikte tarihi mirasımız Galata Kulesi'ne yönelik hukuki süreç kesinlik kazandı." ifadelerine yer verildi. Karar, uzun süredir devam eden mülkiyet tartışmasına nokta koydu. Yapılan detaylı incelemelerde, kulenin Beyoğlu ilçesi Bereketzade Mahallesi'nde bulunduğu ve 1900 tarihli tapu ile 12 Haziran 1943 tarihli kadastro kayıtlarında "Kule-i Zemin Vakfı" adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Vakfa ilişkin bilgilerin sadece tapu kayıtlarıyla sınırlı olmadığı, temessük kayıtları da dahil olmak üzere pek çok arşiv belgesinde de açıkça yer aldığı vurgulandı. Söz konusu vakfın, 1923 yılında mazbut vakıflar arasına alındığı ve bu tarihten itibaren Galata Kulesi'nin, yasal gereklilik uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edildiği kayıtlara geçti. Bu durum, kule yönetiminin onlarca yıldır aynı çatı altında sürdüğünü gösteriyor. Öte yandan, Galata Kulesi ve çevresi, İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 24 Aralık 2009 tarihli kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiş durumda. Ayrıca, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında kule, 13 Mayıs 2019'da 5100 yevmiye numarasıyla mazbut "Kule-i Zemin Vakfı" adına yeniden tescil işlemi gördü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan davada, tarihi kulenin belediye adına tescili talep edilmişti. Ancak mahkeme, mevcut vakıf kayıtlarını, arşiv belgelerini ve yürürlükteki mevzuatı değerlendirerek davanın reddine hükmetti. Bu kararla birlikte, Galata Kulesi'nin mazbut vakıf statüsünde olduğu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde kalmaya devam edeceği hukuki anlamda kesinleşmiş oldu. Sizce tarihi yapıların mülkiyet ve yönetim statüleri nasıl belirlenmeli? |
|