Yaklaşık 4 ay süren soruşturma kapsamında, Güneş Yıldıztan’ın eşi, akrabaları, komşuları ve tanıdıkları olmak üzere 50’den fazla kişi ifade verdi. Yürütülen teknik ve fiziki takiplerin ardından ise toplam 26 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden bazıları, sorgularında Yıldıztan'ın ölümünün bir "aile meclisi kararı" olduğunu beyan etti.
Hazırlanan iddianamede, Güneş Yıldıztan'ın daha önce eşi Nihat Yıldıztan'dan şikayetçi olup bir kadın sığınma evine sığındığı, ancak kısa süre sonra barışarak buradan ayrıldığı tespit edildi. Ayrıca, Nihat Yıldıztan'ın o dönem açtığı boşanma davasının 2019 yılında sonuçlandığı ve Güneş Yıldıztan'ın hiçbir duruşmaya katılmadığı belirlendi.
Cinayet soruşturması sırasında, maktulün 4 çocuğuna DNA testi yapıldı. Alınan rapor sonuçlarına göre, evlilik birliği içinde doğan bu dört çocuktan 3'ünün babasının Nihat Yıldıztan değil, onun kardeşi Saim Yıldıztan olduğu ortaya çıktı. Dördüncü çocuğun babasının ise ne Nihat ne de Saim Yıldıztan olduğu tespit edildi.
Davanın ilk duruşması, 27 Mart tarihinde Kocaeli 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada savunma yapan sanıklar, kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, duruşma sonunda sanıklardan Muhsin, Saim ve Nihat Yıldıztan'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Davanın diğer sanıkları hakkındaki tutukluluk kararları ise duruşma sırasında değerlendirildi.
Sizce bu tür vakalarda adaletin geç tecelli etmesinin önüne nasıl geçilebilir?