Avrupa’da önemli kulüplerde elde ettiği başarıların yanı sıra, takım arkadaşları ve teknik ekibe karşı gösterdiği saygılı ve yapıcı tutumun, kendisine olan itibarı önemli ölçüde artırdığı belirtiliyor. Bu yaklaşımının, takım içinde doğal bir otorite ve saygı oluşmasının temel nedeni olduğu ifade ediliyor.
Hakan Çalhanoğlu’nun, geçmiş dönemlerdeki bazı kaptanlardan farklı olarak otoritesini sertlik yerine olgunluk ve iletişimle kurduğu dikkat çekiyor. Interli yıldızın, Romanya maçının ardından eski hocası Mircea Lucescu’ya sarılması, tribünlerde duygusal anlara yol açmıştı.
Bu samimi kare, Çalhanoğlu’nun hocalarıyla kurduğu güçlü ilişkinin en güzel yansımalarından biri olarak gösteriliyor. Milli takımda Montella’nın işlerini büyük ölçüde kolaylaştıran Hakan Çalhanoğlu’nun, teknik direktörün adeta yardımcısı gibi hareket ettiği ve takım dinamiklerine önemli katkı sağladığı vurgulanıyor.
Sizce Hakan Çalhanoğlu, Türk futbol tarihinin en iyi kaptanlarından biri olma yolunda ilerliyor mu?