Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Telat Keleş, yaptığı açıklamada, halı saha gibi sporların, fark edilmeyen kalp hastalıkları açısından risk oluşturabildiğini belirtti. Keleş, bu durumun ani sağlık sorunlarına yol açabileceğinin altını çizdi. Prof. Dr. Keleş, haftada bir halı saha maçı yapan amatör sporcularda bile müsabaka sırasında gelişebilen hastalıkların ritim bozukluklarına neden olabileceğini söyledi. Keleş, gençlerde en sık ani ölüm nedenlerinden birinin hipertrofik kardiyomiyopati olduğunu ve bu hastalığın toplumda 500 kişiden birinde görülebildiğini vurguladı. Halk arasında damar sertliği olarak bilinen aterosklerozun çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini aktaran Keleş, bu durumun ilk bulgu olarak doğrudan kalp krizi ile ortaya çıkabildiğini kaydetti. Bu nedenle ağır sporlara başlayacak kişilerin öncesinde mutlaka kardiyolojik muayeneden geçmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Keleş, özellikle orta yaş grubundaki kişilerin dikkatli olması gerektiğini belirterek, yürürken nefes kesilmesi, göğüste baskı veya eforla baş dönmesi gibi şikayetlerin hafif bile olsa ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Maç esnasında daha önce karşılaşılmayan halsizlik, baygınlık hissi veya ani çarpıntı gibi durumlarda oyuna devam edilmemesi ve sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. Göğüs bölgesine alınan şiddetli darbelerin de büyük risk oluşturabileceği uyarısında bulunan Keleş, müsabaka sırasında kalp üzerine gelen çok şiddetli bir darbe sonucu ani ritim bozukluğu ve ölüm meydana gelebileceğini örnekledi. Kalp hastalıklarının hiçbir belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerleyebileceğinin altını çizdi. Kalp kası hastalıklarının her yaşta ortaya çıkabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Keleş, uzun yıllardır düzenli spor yapan bireylerin bile 40-45'li yaşlardan sonra belirli aralıklarla sağlık kontrolünden geçmesinin önemli olduğunu söyledi. Spora ara verip yeniden başlayan orta yaşlı kişilerin de mutlaka muayene olması gerektiğini, efor testi ile olası risklerin önceden saptanmaya çalışıldığını aktardı. Prof. Dr. Keleş, günümüzde koroner arter hastalığının daha erken yaşlarda görülebildiğini belirtti. Yaşam tarzı, kolesterol yüksekliği, stres ve sigara kullanımı gibi etkenlerle 30'lu ve 40'lı yaşlarda da kalp krizi vakalarıyla karşılaşılabildiğini ifade etti. Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şervan Gökhan ise halı saha maçlarında en sık ortopedik yaralanmalarla karşılaşıldığını ancak en ciddi tablonun ani kardiyak problemler olduğunu dile getirdi. Gökhan, bu durumların genellikle farkında olunmayan kalp damar hastalığı, hipertansiyon veya diyabet gibi risk faktörleri bulunan kişilerde görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Gökhan, halı saha maçlarının yoğun rekabet ve efor gerektirdiğini hatırlatarak, risk taşıyan kişilerin hekim kontrolünden geçmeden maç yapmamaları gerektiğini vurguladı. Maç sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkarsa oyunun derhal durdurulması ve sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Yardım gelene kadar uygulanacak kalp masajı ve solunum desteğinin hayati önem taşıdığını ifade eden Gökhan, müsabaka öncesi yapılacak 10-15 dakikalık ısınma egzersizlerinin önemine dikkat çekti. Ani efor artışının kalp üzerinde ciddi yük oluşturarak ritim bozukluklarına yol açabileceğini sözlerine ekledi. Sizce amatör spor yapan herkes düzenli kalp kontrolünden geçmeli mi? |
|