Bakan Şimşek, bu kaynağın sistem içinde olması halinde ekonominin kırılganlığının çok daha az olacağını ifade etti. Küresel sistemdeki değişimi, düşünür Antonio Gramsci'nin bir sözüyle tanımlayan Şimşek, dünyanın katastrofik savaşlardan kaçınmasını umut ettiklerini belirtti. Türkiye'nin, uygulanan makroekonomik program sayesinde zorlu süreçlerde dayanıklılığını koruduğunu vurguladı. Şimşek, geçen sene yaşanan ticaret savaşları, 12 günlük savaş ve kuraklık gibi önemli şokları, programda kayıplar yaşamadan atlattıklarını kaydetti. 2023 ortasından bu yana uygulanan programın, Türkiye'nin makroekonomik temellerini sağlamlaştırdığını ve dayanıklılığını artırdığını söyledi. Bakan, bölgesel savaşların ve petrol fiyatlarındaki artışın ekonomi üzerindeki etkilerini de rakamlarla detaylandırdı. Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) petrol fiyatı öngörüleri ile vadeli piyasa beklentileri arasındaki farkı ortaya koydu. Petrol fiyatındaki artışın, enflasyonu öngörülenin yaklaşık 3 puan üzerine çıkarabileceğini ifade etti. Aynı şekilde, cari açığın 1 puan, bütçe açığının ise yarım puan kadar yükselebileceğini belirtti. Büyüme oranının da yarım ila bir puan arasında daha düşük gerçekleşebileceğini ekledi. Ancak Bakan Şimşek, tüm bu etkilerin yönetilebilir olduğu mesajını verdi. Bu gelişmelerin programı rayından çıkarmayacağını, sadece sonuç alma süresini uzatabileceğini vurguladı. Türkiye'nin, şokların başlangıcında uluslararası rezervler alanında önemli bir tampon inşa ettiğini hatırlattı. Bankacılık sektörünün sağlıklı olduğunu ve sermaye yeterlilik oranının yüzde 17 civarında bulunduğunu açıkladı. Vatandaşların programa olan güveninin tam olduğunu belirten Şimşek, yastık altı birikim miktarının 640 milyar dolar olduğu tahminini tekrarladı. Sistem dışındaki bu birikimlerin ekonomiye dahil olması halinde kırılganlığın azalacağını söyledi. Türkiye'nin rekabet gücünü kalıcı olarak artırmak için ulaştırma altyapısında stratejik bir dönüşüme gidileceğini duyurdu. Geçmiş 20 yılda altyapıya 350-400 milyar dolar yatırım yapıldığını hatırlattı. Şimdi odağın demir yollarına, liman bağlantısallığına ve lojistiğe çevrildiğini açıkladı. Önümüzdeki 20 yılda demir yollarına en az 70 milyar dolar yatırım yapılacağını ve tüm sanayi bölgelerinin limanlara bağlanacağını bildirdi. Ayrıca Türkiye'nin, enerji arz güvenliğinde kritik bir koridor olmaya devam edeceğini vurguladı. Katar, Kazakistan ve Türkmenistan gazının Avrupa'ya ulaştırılmasında ve alternatif enerji yolları oluşturulmasında anahtar rol oynayacağını sözlerine ekledi. Sizce yastık altındaki bu büyük tasarruflar, ekonomiye nasıl kazandırılabilir? |
|