Dr. Fırat Demirkol, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının bölgesel sonuçlarına dikkat çekti. Demirkol, İran'ın böyle bir durumda bölgedeki tüm ülkeleri etkileyeceğini belirterek, "Körfez ülkelerini de doğrudan etkileyecek durumda" ifadelerini kullandı.
Demirkol, İran’ın stratejisinin bölgesel yayılma üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Uzmana göre, İran, Amerika'nın ve İsrail'in hamlelerine karşılık olarak bunu Körfez ülkelerine yansıtarak yoluna devam ediyor. Bu durumun, Amerika ile bölgedeki önemli müttefiklerini karşı karşıya getirebileceği değerlendiriliyor.
Ayrıca, son gelişmelerle birlikte sahadaki psikolojik üstünlüğün İran lehine dönmüş olabileceği belirtiliyor. Demirkol, ABD’nin bir hamle yapması durumunda işlerin daha da karışacağını ve Hürmüz Boğazındaki sıkıntının büyüyeceğini vurguladı.
Dr. Elçin Başol ise savaşın kritik kırılma noktalarından birinin enerji altyapıları olduğunun altını çizdi. Başol, İran'daki enerji sisteminin birkaç büyük merkez ve dağıtım hattı üzerine kurulu olduğunu, doğru hedeflerin vurulmasıyla sistemin domino etkisiyle çökebileceğini kaydetti.
Başol, geçmişte 1991 Körfez Savaşı ve 2003 Irak işgalinde de enerji altyapılarının hedef alındığını ve benzer krizlerin yaşandığını hatırlattı. Uzman, İran'ın olası saldırılara simetrik değil, asimetrik bir cevap vereceğini öngördü.
İran'ın Devrim Muhafızlarının, ABD enerji tesislerini vurursa Hürmüz Boğazını kapatıp, ABD yatırımlı şirketleri ve üs barındıran ülkelerdeki altyapıları meşru hedef sayacağını açıkladığına dikkat çekildi.
Başol, savaşın sadece enerjiyle sınırlı kalmayabileceğini de ifade etti. İran'ın, tuzlu su arıtma tesislerini hedef alarak karşılık verebileceği ve enerji ile suyun birbirine bağlı olduğu vurgulandı. Körfez ülkeleri için suyun kritik bir mesele olduğu ve bu altyapıların hedef alınması halinde bölgenin ciddi bir krizle karşılaşabileceği belirtildi.
Hürmüz’deki baskının artmasıyla birlikte enerji, su, bilişim ve denizcilik altyapılarının da hedef haline gelebileceği kaydedildi.
Sizce böyle bir senaryoda uluslararası toplumun en öncelikli amacı ne olmalı?