Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚨 Hürmüz Krizi Körfez Ekonomilerine 50 Milyar Dolara Mal Oldu

📍ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılar ile Tahran yönetiminin misillemeleri sonrasında bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalar 1 ayı geride bıraktı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla Körfez ekonomilerinin temel kaynağı olan petrol ve doğal gaz ihracatının durma noktasına gelmesi, savaşın bu ülkelere maliyetini her geçen gün artırıyor.

AA muhabirinin Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) tarafından hazırlanan Hürmüz Boğazı Kapanma Senaryosu ve Ülke Etkileri Analizi’nden yaptığı derlemeye göre, Hürmüz Boğazı’ndan 27 Şubat-30 Mart döneminde İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in petrol ihracatı günlük 12 milyon 323 bin varilden 7 milyon 833 bin varile düştü.

TESPAM tarafından hazırlanan senaryoya göre, söz konusu ülkelerin bu dönemdeki petrol gelirlerinin kaybı 15 milyar 275 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu bölgelerde faaliyeti sekteye uğrayan enerji tesisleri ve LNG ihracatında yaşanan sorunların da dahil edilmesiyle bu ülkelerin toplam kayıpları 50 milyar doları aştı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında küresel petrol taşımacılığının yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği ve LNG ticaretinin önemli geçitlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nda trafiğin durma noktasına gelmesiyle Körfez ülkelerinin petrol ve LNG ihracatı sekteye uğradı. Bu süreçte ülkelerin enerji gelirleri ciddi şekilde azaldı.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırması ve İran’ın misillemeleri, Körfez ülkelerinde enerji üretimi, enerji tesisleri, ticaret yolları, lojistik, finans ve turizm altyapıları başta olmak üzere birçok sektörde ciddi bir ekonomik yavaşlamaya yol açtı. Savaşın ilk 4 haftalık bilançosu, bölge ekonomilerinde oluşan tahribatı net bir biçimde ortaya koydu.

Körfez bölgesi, günlük yaklaşık 30 milyon varillik petrol üretimiyle dünya arzının yaklaşık üçte birini temsil ederken, aynı zamanda küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na da ev sahipliği yapıyor. Küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20’sini gerçekleştiren Katar ve BAE’nin doğal gaz sevkiyatları ile Suudi Arabistan, Kuveyt ve Irak gibi ülkelerin petrol ihracatının büyük bölümü bu güzergah üzerinden dünya pazarlarına açılıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, deniz yoluyla yapılan petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 25’i Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomileri Körfez bölgesinden önemli miktarda petrol ithal ediyor. Buradan yola çıkan ham petrolün yüzde 44’ü Çin ve Hindistan’a ihraç ediliyor.

TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ihracatındaki gerilemenin modern tarihteki en büyük petrol arz kesintilerinden biri olarak değerlendirildiğini belirtti. Akyener, "LNG ve petrokimya gelirleri hariç Körfez ülkelerinin petrol gelirlerinin son dört haftalık kaybı 15,2 milyar dolar olarak hesaplanırken, LNG ve diğer tüm ürünlerin dahil edilmesiyle bu miktarın 27 Şubat-30 Mart döneminde toplam 50 milyar doları aşabileceği hesaplanıyor." ifadesini kullandı.

Akyener, küresel enerji piyasasında ülkelerin bu durumdan en az etkilenmek üzere önlemler aldığını, savaşın sürmesi halinde daha büyük bir krizin özellikle enerji, taşımacılık ve gıda gibi sektörlerde daha fazla hissedileceğini aktardı. Özellikle ikinci ve üçüncü hafta yaşanan petrol arz krizinin aşılması için IEA üyesi ülkelerin toplam 400 milyon varillik acil durum petrol stokunu piyasaya sunma konusunda anlaşmaya vardığını anımsatan Akyener, bu adımın petrol fiyatlarının kontrolsüz yükselmesini engellediğini ve rafinerilerin kısa vadeli ham petrol bulmasını sağladığını değerlendirdi.

Akyener, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) lideri konumunda bulunan Suudi Arabistan’ın devlet gelirinin yüzde 60’ının petrolden geldiğini belirterek, BAE, Kuveyt, Umman ve Bahreyn’in piyasaya yaptıkları petrol arzının savaş öncesi döneme kıyasla yarı yarıya azaldığını anlattı.

Savaşın enerji bağlamında kazananlarının ABD, Rusya, LNG üreticileri ve alternatif enerji sektörü olduğuna işaret eden Akyener, "Krizin en çok kaybedenleri ise Körfez ihracatçıları, Asya petrol ve LNG ithalatçıları, tanker taşımacılığı ve Hürmüz Boğazı’na bağımlı ticareti bulunan ülkeler oldu." dedi. Akyener, krizin ardından Orta Asya petrolü, Doğu Akdeniz gazı, Afrika kıtasının petrol üretimi ve ABD LNG ihracatının önemli hale geldiğini, küresel enerji sisteminin daha parçalı ve çok merkezli bir hale geldiğini sözlerine ekledi.

Basra Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlayan dar bir deniz yolu olan Hürmüz Boğazı, enerji ticareti açısından stratejik bir "boğaz noktası" olarak değerlendiriliyor. Körfez ülkelerinden Katar, Kuveyt, Bahreyn yüzde 100’e yakın Hürmüz Boğazı’na bağımlı durumda bulunuyor. Irak, Suudi Arabistan, BAE ve İran ise boru hatlarıyla ihracatlarının bir kısmını boğazı kullanmadan yapabiliyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki kayıplarını boru hatlarıyla telafi etmeye çalışan Suudi Arabistan, ülkenin doğusundan batısına uzanan ve günlük 5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı’na yöneliyor. Birleşik Arap Emirlikleri ise ülkenin başkenti Abu Dabi’den Umman Denizi kıyısındaki Füceyre’ye uzanan ve günlük 1,5 milyon varil petrol taşıyan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı’na başvuruyor. Irak ise Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’ndan dünyaya açılabiliyor.

Sizce Hürmüz Boğazı'ndaki bu kriz, küresel enerji haritasını kalıcı olarak değiştirir mi?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri