Geride kalan yılların ve günümüzün trajik olaylarına bakıldığında, saldırıların hedef aldığı kitlenin değişmediğini ifade eden Yıldırım, özellikle çocuk ölümlerine ve bu duruma karşı sergilenen küresel sessizliğe sert bir tepki gösterdi. ABD ve İsrail füzelerinin Tahran semalarından Gazze sokaklarına kadar geniş bir coğrafyayı adeta yerle bir ettiği bu hassas dönemde, İslam dünyasının kendi içindeki teolojik ve mezhepsel tartışmalara hapsolmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bülent Yıldırım, sözlerinin can alıcı noktasında, "Gerçek çok net: Bombalar mezhep sormuyor ama biz hâlâ birbirimize Şii mi, Sünni mi, Selefi mi yoksa Sufi mi olduğumuzu soruyoruz" diyerek, Müslümanların yaşadığı bu ikilemi keskin bir dille eleştirdi. Bu tespit, İslam toplumlarının karşılaştığı dış tehditler karşısında iç çekişmelerin anlamsızlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya genelinde 57 İslam ülkesi ve 1,8 milyarlık devasa bir Müslüman nüfusu bulunmasına rağmen, bu katliamları durduracak ortak bir iradenin sergilenememesini Yıldırım, "güçsüzlük" olarak değil, "dağınıklık" olarak nitelendirdi. Yıldırım, bu dağınıklığın temelinde yatan stratejik hatalara dikkat çekerek önemli noktalara parmak bastı. Yıldırım'ın vurguladığı noktalardan ilki, Batılı güçlerin İslam coğrafyasındaki parçalanmışlıktan beslenerek kendi emperyalist stratejilerini ilerlettiği gerçeği oldu. İkinci olarak, Müslümanların enerjilerini birbirleriyle savaşmak gibi anlamsız iç çatışmalara harcamak yerine, dış tehditlere karşı birleşmek için kullanması gerektiğini ifade etti. Son olarak ise, birlik olunmadığı takdirde onur ve geleceğin kaybedileceği yönünde kritik bir uyarıda bulundu. Bülent Yıldırım, bu anlamlı ve düşündürücü konuşmasını çarpıcı bir özetle tamamladı: "Birlik yoksa güç yok, onur yok, gelecek yok. Ya zulme karşı tek yürek olacağız ya da bu parçalanmışlığın ağır bedelini nesiller boyu ödemeye devam edeceğiz." Bu sözler, İslam dünyasının geleceği adına bir çağrı niteliği taşıdı. Sizce İslam ülkeleri arasındaki mezhepsel ve siyasi farklılıklar, dış tehditler karşısında birleşmelerinin önündeki en büyük engel midir?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
|
|