Aynı kararla, söz konusu kurun 1 Nisan’dan itibaren ise 29 lira 11 kuruşa çıkarılması kararlaştırıldı. Ancak yetkililer, yapılan bu düzenlemenin vatandaşın cebine zam olarak yansımayacağını açıkladı.
Yeni düzenlemenin amacı, uygun fiyatlandırma politikasıyla yenilikçi ilaçların Türkiye’ye gelmesini teşvik etmek ve ilaçta yerli üretimi güçlendirmek olarak belirtildi. Ayrıca, ilaç tedarikinin kesintisiz sağlanması ve yerli üretimin desteklenmesi hedefleniyor.
Mevcut uygulamada, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan kur, bir önceki yılın ortalama euro kurunun yüzde 60’ı esas alınarak hesaplanıyordu. Yapılan değişiklikle bu oran, 1 Nisan 2026’dan itibaren yüzde 65 olarak uygulanacak.
Düzenleme kapsamında, piyasaya girmekte zorlanan “ilk eşdeğer” ilaçlar için de yeni bir teşvik mekanizması getirildi. Buna göre firmalara, üç yıl boyunca “ilk eşdeğer ürün teşviki” verilecek.
Bu sayede, referans bir ilacın ilk eşdeğerinin piyasaya daha hızlı girmesi sağlanacak. Bu uygulama ile hastaların ilaca erişiminin kolaylaştırılması ve tedarik sürekliliğinin korunması amaçlanıyor.
Öte yandan düzenlemeyle, modern tıpta kullanılan geleneksel ilaçları desteklemeyi amaçlayan “fiyat koruma uygulaması” da güncellendi. Daha önce 1987’den önce piyasaya çıkan ilaçları kapsayan uygulama, 2000 yılından önce piyasaya sunulan ürünleri kapsayacak şekilde genişletildi.
Bu kapsamda yer alan ürünlerin yaklaşık yüzde 87’sini ise Türkiye’de üretilen ilaçlar oluşturuyor. Bu genişletmenin de yerli üretimi korumaya yönelik bir adım olduğu değerlendiriliyor.
Sizce bu düzenleme, ilaç tedarik sürekliliği ve yerli üretim hedeflerine ulaşmada etkili olur mu?