Ekonomist Prof. Dr. Murat Ferman, konuyu CNN TÜRK yayınında değerlendirdi. Ferman, savaşın özellikle 3 haftasını, 21 gününü geride bıraktığımızı ifade ederek, süreye bağlı senaryolar paylaştı.
Ferman, “Eğer bu savaş 3 ay sürerse ortalama olarak petrol fiyatlarının senede 100 dolar seviyesinde seyredeceği ve bunun etkilerinin tartışılacağını; 6 ay sürmesi durumunda 120 dolarlık ortalama bir petrol fiyatının beklenmesi gerektiğini ifade ediyor” dedi.
Benzer çalışmalara göre, 100 dolarlık bir ortalama petrol fiyatının dünyada bir yavaşlamaya işaret edeceği belirtiliyor. Ancak bu rakamın 150 dolara çıkması durumunda bir resesyon tehlikesinden bahsediliyor.
İran'ın tehditlerinde ifade ettiği 200 dolarlık bir manşete ulaşılması halinde ise bir depresyon veya kriz tehdidine dikkat çekiliyor. Bu durum, savaşın süresinin küresel ekonomi için belirleyici olacağını gösteriyor.
Peki, savaşın süresine bağlı olarak dünya ekonomisindeki en kırılgan alanlarda petrol ilk sırada mı yer alır? Prof. Ferman, bu soruya yanıt verirken petrolün etkilerinin çok daha geniş olduğunu vurguladı.
Ferman, “Petrol deyince sadece arabalar, uçuşlar veya fabrikaların ihtiyaç duyduğu bir kaynaktan bahsetmiyoruz. Mesela helyum gazı eksikliğinden de bahsediliyor” ifadelerini kullandı.
İran saldırısında Katar'ın, sıvılaştırılmış doğal gazdan (LNG) elde edilen 1.500.000 günlük bir helyum gazı kapasitesini kaybettiğini ve bunun yerine konulmasının aylar süreceğini açıkladığını hatırlattı.
Helyum ve bromin gibi materyallerin elektronik çip üretiminde kritik öneme sahip olduğunu belirten Ferman, dijital dünyada çip üretimine sahip olanın stratejik ağırlığı da elinde tutacağını söyledi.
Savaş nedeniyle özellikle bu metallerin tedarikçisi olan ve çoğu Körfez'de bulunan ülkelerden tedarik ile taşımanın büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilmesinde sıkıntı yaşandığına dikkat çekti. Bu durumun, teknoloji ve ticaret savaşlarını da derinden etkileyebilecek bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Sizce, mevcut jeopolitik gerilimler ve yükselen enerji fiyatları dünyayı yeni bir ekonomik buhrana sürükler mi?
Ferman, “Eğer bu savaş 3 ay sürerse ortalama olarak petrol fiyatlarının senede 100 dolar seviyesinde seyredeceği ve bunun etkilerinin tartışılacağını; 6 ay sürmesi durumunda 120 dolarlık ortalama bir petrol fiyatının beklenmesi gerektiğini ifade ediyor” dedi.
Benzer çalışmalara göre, 100 dolarlık bir ortalama petrol fiyatının dünyada bir yavaşlamaya işaret edeceği belirtiliyor. Ancak bu rakamın 150 dolara çıkması durumunda bir resesyon tehlikesinden bahsediliyor.
İran'ın tehditlerinde ifade ettiği 200 dolarlık bir manşete ulaşılması halinde ise bir depresyon veya kriz tehdidine dikkat çekiliyor. Bu durum, savaşın süresinin küresel ekonomi için belirleyici olacağını gösteriyor.
Peki, savaşın süresine bağlı olarak dünya ekonomisindeki en kırılgan alanlarda petrol ilk sırada mı yer alır? Prof. Ferman, bu soruya yanıt verirken petrolün etkilerinin çok daha geniş olduğunu vurguladı.
Ferman, “Petrol deyince sadece arabalar, uçuşlar veya fabrikaların ihtiyaç duyduğu bir kaynaktan bahsetmiyoruz. Mesela helyum gazı eksikliğinden de bahsediliyor” ifadelerini kullandı.
İran saldırısında Katar'ın, sıvılaştırılmış doğal gazdan (LNG) elde edilen 1.500.000 günlük bir helyum gazı kapasitesini kaybettiğini ve bunun yerine konulmasının aylar süreceğini açıkladığını hatırlattı.
Helyum ve bromin gibi materyallerin elektronik çip üretiminde kritik öneme sahip olduğunu belirten Ferman, dijital dünyada çip üretimine sahip olanın stratejik ağırlığı da elinde tutacağını söyledi.
Savaş nedeniyle özellikle bu metallerin tedarikçisi olan ve çoğu Körfez'de bulunan ülkelerden tedarik ile taşımanın büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilmesinde sıkıntı yaşandığına dikkat çekti. Bu durumun, teknoloji ve ticaret savaşlarını da derinden etkileyebilecek bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Sizce, mevcut jeopolitik gerilimler ve yükselen enerji fiyatları dünyayı yeni bir ekonomik buhrana sürükler mi?