Saldırılardan en fazla etkilenen ülkenin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğu belirlendi. BAE Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, saldırıların başından bu yana ülke savunma sistemlerinin 304 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1627 İHA'ya müdahale ettiği kaydedildi. Kuveyt Hükümeti Enformasyon Merkezi ve Kuveyt ordusunun açıklamalarına göre ise, İran'ın misilleme saldırılarının başlangıcından bu yana 257 balistik füze ve 516 İHA engellendi. Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı da, söz konusu tarihten itibaren ülkeye yönelen 129 füze ve 215 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Katar Savunma Bakanlığı, ülkeye 174 balistik füze, 84 insansız hava aracı ve 2 Su-24 savaş uçağı ile saldırı düzenlendiğini açıkladı. Ürdün ordusu ise, çatışmalar sırasında ülkeye yönelen 204 füze ve İHA'dan 187'sinin imha edildiğini ifade etti. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke topraklarına yönelik en az 25 füze ve 389 insansız hava aracı saldırısı kaydedildiğini bildirdi. Umman Sultanlığı da 16 İHA ile hedef alındığını açıklayan ülkeler arasında yer aldı. İran resmi ajansı IRNA’nın haberine göre, 28 Şubat’tan bu yana 60 stratejik hedefe ve ABD ile İsrail’in 500 askeri noktasına saldırı düzenlendi. Bu saldırılarda 700'den fazla İHA ve yüzlerce füze kullanıldığı aktarıldı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan daha önce yaptığı bir açıklamada, ülkesinin bölge ülkeleriyle iyi ilişkileri vurguladığını, ancak bunun ABD ve İsrail’in askeri saldırılarına karşı kendini savunma hakkını ortadan kaldırmayacağını söylemişti. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat tarihinde İran'a askeri saldırı başlattı. İran da, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İranlı yetkililere göre, bu saldırılarda ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı ise 17 bini aştı. Bölgedeki bu gerilim sarmalının uluslararası ilişkileri ve güvenlik dinamiklerini nasıl şekillendireceğini düşünüyorsunuz? |
|