Suudi Arabistan, savaş öncesinde günlük yaklaşık 12 milyon varil petrol üretiyordu. Ancak İran savaşı ile birlikte bu üretim miktarının yarı yarıya düştüğü belirtiliyor.
İran yönetimi, boğazın ABD ve İsrail gemilerine kapalı olduğunu resmen duyurdu. Diğer ülkelere ait gemiler ise güvenlik endişeleri nedeniyle bu kritik su yolundan geçmekte tereddüt ediyor.
Suudi Arabistan, savaştan önce ülkenin doğusundan batısına uzanan bin 200 kilometre uzunluğunda bir boru hattı inşa etmişti. Hürmüz Boğazı’ndan yapılamayan petrol ihracatı şu anda bu hatta yönlendirilmiş durumda ve hat tam kapasiteyle çalışıyor.
Ülkenin batı kesimlerinden çıkarılan petrol, bu boru hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na taşınıyor. Bu yolla günlük yaklaşık 7 milyon varil petrol naklediliyor.
Taşınan bu petrolün 2 milyon varili yerel rafinerilere yönlendirilirken, geriye kalan 5 milyon varil ihracat için limandaki petrol tankerlerine yükleniyor. Tankerler bu noktadan sonra iki ana rotayı takip ediyor.
Birinci ve daha yoğun kullanılan rota, güney rotasıdır. Babülmendep Boğazı'ndan geçen gemiler, Hint Okyanusu'nu aşarak dünyanın en büyük petrol ithalatçıları olan Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya gibi Asya ülkelerine ulaşıyor.
İkinci rota ise Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyattır. Ancak bu hat, güney hattına kıyasla daha az kullanılıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri de kendi alternatif rotasına sahip. Ülkenin yaklaşık 360 kilometre uzunluğundaki boru hattı, Abu Dabi petrol sahalarından Umman Körfezi'ndeki Fujayrah Limanı'na, Hürmüz Boğazı'na uğramadan petrol taşıyor.
Bu boru hattının günlük kapasitesi 1,5 milyon ila 1,9 milyon varil arasında değişiyor. Bu sistem, BAE petrolünün önemli bir kısmının doğrudan küresel pazarlara ulaştırılmasını sağlıyor.
Ancak tüm bu alternatif rotaların toplam kapasitesi, Hürmüz Boğazı'ndan yapılan devasa ihracat hacmini telafi etmekten uzak görünüyor. Uzmanlar, mevcut durumun bu şekilde devam etmesi halinde dünyayı çok daha büyük bir petrol krizinin beklediği konusunda uyarıyor.
Sizce küresel enerji piyasaları, bu tür bir stratejik darboğaz krizine ne kadar süre dayanabilir?