BAE, 19 Mart tarihinde Habşan Doğal Gaz Tesisi ile Bab Petrol Sahası'nı hedef alan füze saldırılarının engellendiğini açıkladı. Ancak düşen şarapnel parçaları nedeniyle doğal gaz tesisindeki faaliyetler durdurulmak zorunda kaldı. Habşan Gaz Tesisi, BAE’nin günlük doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini karşılayan dünyanın en büyük gaz işleme tesislerinden biri konumunda. Bab Petrol Sahası ise ülke ekonomisi için hayati önem taşıyor. Katar Savunma Bakanlığı, 18 Mart’ta ülkenin kuzeyindeki Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne bir füze düştüğünü duyurdu. Saldırının, LNG ve doğalgaz sıvılaştırma tesisinde yangına yol açtığı, ancak yangının kısa sürede kontrol altına alındığı bildirildi. Saldırının ardından Ras Laffan tesisleri için “mücbir sebep” ilan edildi. Bu tesis, dünya LNG arzının yaklaşık beşte birini karşılamakta ve stratejik bir öneme sahip. Qatar Energy Başkanı ve CEO’su Saad bin Şeride el-Kaabi, yaptığı açıklamada, Avrupa ve Asya pazarlarına yapılan enerji arzının etkilenebileceğini belirtti. Kaabi, saldırıların yıllık 12,8 milyon ton üretim kapasitesine sahip LNG tesislerine verdiği zarara ilişkin detayları paylaştı. Zarar gören ünitelerin, Katar'ın LNG ihracatının yaklaşık yüzde 17'sini temsil ettiğini ifade eden Kaabi, "Füze saldırıları Katar'ın LNG ihracat kapasitesini yüzde 17 düşürdü ve yıllık yaklaşık 20 milyar dolar gelir kaybına neden oldu. Üretim tesislerimizdeki büyük çaplı hasarın onarımı 5 yıl sürebilir" dedi. Bahreyn’in ulusal enerji şirketi Bahreyn Petrol Şirketi (BAPCO), 5 ve 9 Mart’ta düzenlenen İran kaynaklı saldırıların ardından faaliyetlerinde “mücbir sebep” ilan etti. 5 Mart’ta bir rafineri biriminde sınırlı yangın meydana gelmiş, operasyonlar genel olarak normal şekilde devam etmişti. 9 Mart sabahı gerçekleşen saldırıda ise BAPCO’ya bağlı bir rafineri ünitesi hedef alındı. Şirket, yerel pazarın ihtiyaçlarının önceden hazırlanmış planlar doğrultusunda güvence altına alındığını ve tedarikin kesintisiz sürdürüldüğünü vurguladı. Kuveyt’te ise 19 Mart tarihinde Abdullah ve Ahmedi limanlarındaki iki rafineri, İHA saldırılarına maruz kaldı. Yangınlar kısa sürede kontrol altına alındı. Ülke, İran tehdidi ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri nedeniyle petrol üretim ve rafinajda önlem olarak kısmi düşüş uyguladı. Suudi Arabistan’da da 19 Mart’ta Yanbu Limanı’ndaki Samref Rafinerisi’ne bir İHA saldırı denemesi gerçekleşti. Daha önce 2 ve 4 Mart’ta da saldırı girişimleri olmuş, bazı üniteler zarar görmüş olmasına rağmen enerji arzında bir aksama yaşanmamıştı. Dammam’daki Ras Tanura Rafinerisi’ne 2 Mart’ta yapılan İHA saldırısı girişimi ise başarıyla engellendi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Turki el-Maliki, müdahale sırasında düşen parçaların küçük çaplı hasara ve yangına yol açtığını, ancak sivil yaralanması olmadığını aktardı. Yerel kaynaklar, saldırı sonrası tesiste geçici önlemler alındığını kaydetti. Saldırılar, dünya petrol arzının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki nakliyeyi büyük ölçüde aksattı. Saldırıları takip eden günlerde petrol ve doğalgaz fiyatları ciddi şekilde yükseldi. Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, saldırıların devam etmesi durumunda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara yükselebileceği öngörüsünde bulundu. Bu gelişmeler, İsrail ve ABD’nin 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlatmasının ardından yaşandı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bölge ülkelerindeki hedeflere saldırılarla karşılık verdi. Küresel enerji arz güvenliğine yönelik bu tür saldırıların devam etmesi durumunda dünya ekonomisini nasıl etkileyebilir? |
|