ABD tarafından sunulan 15 maddelik teklif hakkında konuşan Bekayi, "ABD tarafından gönderilen teklif çoğunlukla çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler içeriyor." şeklinde konuştu. Bekayi, Pakistan'ın komşu ülkelerle yaptığı görüşmelerin ise kendi planları çerçevesinde olduğunu ve İran'ın bu çerçeveye dahil olmadığını belirtti. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle barış adına ortaya koyduğu girişimleri değerlendiren Bekayi, iki ülke arasında dostça bir ilişki olduğunu vurguladı. Bekayi, "İran ve Türk yetkililer sürekli temas halindedir. Türk yetkililer her zaman Siyonist rejimin Gazze’deki soykırım suçunu dile getirmiştir." dedi. Bölge ülkelerinde İran’a karşı saldırılarda kullanılan üslere de değinen sözcü, "Kendi topraklarının başka bir ülkeye yönelik saldırgan eylemler için kullanılmasına izin vermek uluslararası hukuka aykırıdır." ifadesini kullandı. Bekayi, hiçbir zaman bölge ülkelerini düşman olarak görmediklerini ancak tarafsızlık açıklamalarının yeterli olmadığını söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İranlılara ait malvarlıklarına el koyacağı iddialarına da yanıt veren Bekayi, İranlıların BAE’nin ekonomik gelişimi için çalıştığını ve vatandaşlarının çıkarlarının korunacağını bildirdi. Bekayi, İran’ın Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkilerinin devam ettiğini ve büyükelçilerin aktif olduğunu da sözlerine ekledi. Buşehir Nükleer Santrali’ne yönelik saldırıların son derece tehlikeli olduğunu belirten Bekayi, bu saldırıların ABD ve Siyonist rejimin hiçbir kırmızı çizgi tanımadığını gösterdiğini öne sürdü. Bekayi, santralin faaliyetine devam ettiğinin altını çizdi. İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarında misket bombası kullandığı iddialarını ise "küstahça ve doğru değil" şeklinde yanıtlayan Bekayi, bahsedilen silahların çok başlıklı füzeler olduğunu iddia etti. Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değinen sözcü, küresel petrol fiyatlarındaki artıştan İran’ın sorumlu olmadığını savundu. Bekayi, boğazın saldırılardan önce açık ve ücretsiz korunduğunu, mevcut durumun ABD ve İsrail saldırıları sonrası ortaya çıktığını ifade etti. İran’daki üniversite ve medya organlarına yapılan saldırıları kınayan Bekayi, "Hitler’in diğer ülkelere karşı yürüttüğü savaşta bile, insancıl hukuk bu ölçüde ayaklar altına alınmamıştır." yorumunu yaptı. Son olarak, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) ayrılma tartışmalarına değindi. Bekayi, İran'ın hala anlaşmanın tarafı ve yükümlülüklerine bağlı olduğunu ancak anlaşmadaki haklardan yararlanamıyorsa bunun anlamının sorgulandığını söyledi. Bölgesel gerilimlerin tırmanışa geçtiği bu dönemde, taraflar arasındaki diyalog kanallarının tamamen kapandığını söylemek mümkün mü? |
|