Açıklamada, Suudi Arabistan'daki Samerf Rafinerisi ve Al Jubail Petrokimya Kompleksi ile Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Al Hosn Doğalgaz Sahası hedefler arasında sayıldı. Ayrıca, Katar'da ABD enerji şirketi Chevron ile bağlantılı tesisler de listede yer aldı. Bu tesisler, Masaiid Petrokimya Kompleksi, Masaiid Holding Şirketi ve Ras Laffan Rafinerisi'nin 1 ve 2'nci fazları olarak sıralandı. Bildiride, sivillere ve ilgili tesislerin çalışanlarına acil tahliye uyarısı yapıldı. "Tüm sivillerin, bölge sakinlerinin ve ilgili tesislerde çalışanların bu bölgeleri derhal terk etmeleri ve gecikmeksizin güvenli bir mesafeye gitmelerinin" istendiği bildiride, yöneticilere yönelik mesajlara da yer verildi. Bildiride, "Yöneticilerinize bu tehlikeli yola girmemeleri ve uluslarının kaderiyle kumar oynamamaları konusunda açık ve tekrar tekrar uyarılar yapıldı" denildi. Ancak onların halklarının iradesini temsil etmeyen kararlar aldığı kaydedildi. Bu nedenle, "bu yoldan kaynaklanan tüm sonuçların sorumluluğunun tamamen kendilerine ait olduğu" vurgulandı. Bu açıklama, İran'ın kendi tesislerine yönelik saldırılara bir misilleme olarak geldi. Daha önce, İran'ın güneyindeki Basra Körfezi kıyısındaki Aseluye petrol rafinerisi ile Güney Pars doğalgaz sahasına bağlı rafinerilerin ABD-İsrail tarafından hedef alındığı bildirilmişti. Basra Körfezi’nde yer alan ve dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri kabul edilen Güney Pars Doğalgaz Sahası, İran ve Katar arasında paylaşılıyor. Bu saha, her iki ülkenin enerji ekonomisi açısından kritik öneme sahip bulunuyor. Bölgedeki bu gerilim artışının küresel enerji arz güvenliği üzerinde ne tür etkileri olabileceğini düşünüyorsunuz? |
|