Filistin Kızılayı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Gazze'deki sınır kapılarının kapatılmasının geçici bir uygulama olmadığı belirtildi. Açıklamada, bu kararın kalıcı bir nitelik taşıdığına dikkat çekildi. Aynı açıklamada ayrıca, Gazze Şeridi'ne insani yardım girişinin de engellendiği ve bu durumun bölgeyi adeta nefessiz bıraktığı kaydedildi. Yardım malzemelerinin akışındaki bu kesinti, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor. Gazze'nin kelimenin tam anlamıyla abluka altında olduğu vurgulanan açıklamada, hastaların tedavisiz, ailelerin evsiz kaldığı ve çocukların geleceğinin karanlığa gömüldüğü ifade edildi. Yaşanan insani durumun vahameti bir kez daha gözler önüne serildi. Tel Aviv yönetimi, yaklaşık 2 yıl işgal altında kapalı tuttuğu Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı'nı 2 Şubat'ta yalnızca yayaların çift yönlü geçişlerine açmıştı. Bu karar, kısıtlı da olsa bir hareketlilik sağlamıştı. Ancak İsrail ordusu, 28 Şubat'ta Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı olan Refah Sınır Kapısı dahil, Gazze Şeridi'ne açılan tüm kapıların ikinci bir duyuruya kadar kapalı tutulacağını açıkladı. Bu kararla birlikte geçişler tamamen durduruldu. Daha sonra Refah Sınır Kapısı'nın 19 Mart'ta yalnızca yayaların geçişi için yeniden açıldığı belirtilmişti. Fakat son gelişmelerle birlikte bu geçiş imkanı da bir kez daha ortadan kaldırılmış oldu. Birleşmiş Milletler (BM) ise, ateşkes sonrası dahi İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi'ne yeterli yardımın girmediğine dikkati çekiyor. Uluslararası kuruluş, insani yardım akışındaki engellerin sürmesinden duyduğu endişeyi dile getiriyor. Sizce uluslararası toplum, Gazze'deki bu insani krizi çözmek için daha etkili adımlar atabilir mi? |
|