| İsrail savaş uçakları, sabah erken saatlerden itibaren ülkenin güneyindeki Dıbbin, Kefer Sir, Haruf, Zibdin, Yatır ve Burç Rahhal beldelerini hedef aldı. Saldırıların odağında ise Nebatiye kentine bağlı Zibdin bölgesi yer aldı. İsrail ordusu, Zibdin'deki dört katlı bir binayı doğrudan vurarak yıktı. Bu saldırıda Zibdin Belediye Meclis Üyesi Bilal Cevad, kardeşi Mehdi Cevad ve anneleri Hala Kubeysi hayatını kaybedenler arasında yer aldı. Aynı bölgede bulunan Kefra beldesindeki Abdurrauf Sıbeyti Kompleksi'ne düzenlenen başka bir saldırıda ise altı kişi yaralandı. Yetkililer, yaralılardan üçünün durumunun ağır olduğunu bildirdi. Kefer Sir beldesinde gerçekleşen ve iki katlı bir konutun hedef alındığı ayrı bir hava saldırısında da üç kişi daha yaşamını yitirdi. Böylece, bugünkü saldırılarda toplam can kaybı altıya yükseldi. İsrail güçleri, hava saldırılarının yanı sıra sınır hattındaki Hiyam, Sadiykayn ve Zıbkin beldelerine yoğun topçu ateşi açtı. Ateş altına alınan bölgelerde büyük maddi hasar meydana geldiği aktarıldı. Öte yandan, İsrail ordusunun gece saatlerinde Nakura, Bayyada, Dibil ve çeşitli sınır köylerindeki faaliyetlerine ilişkin detaylar da ortaya çıktı. Askeri birliklerin birçok evi patlayıcılarla yıktığı, tarım arazilerinde yangın çıkardığı ve ulaşım yollarını tahrip ettiği belirtildi. İsrail Savunma Kuvvetleri, 2 Mart'ta yaptığı açıklamada, Lübnan topraklarından füze atıldığının tespit edilmesi üzerine ülkenin kuzeyinde alarm sirenlerinin çaldığını duyurmuştu. Ardından, başkent Beyrut da dahil olmak üzere Lübnan genelinde hava saldırıları başlatılmıştı. İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun taarruzlar düzenlediği Lübnan'da kara işgal alanını genişletme kararı aldığını da kamuoyuna açıklamıştı. Bu karar, bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği endişelerine yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, 2 Mart tarihinden bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 1318'e, yaralı sayısı ise 3 bin 935'e ulaştı. Lübnan hükümeti ise ülke içinde yerinden edilmiş ve evlerini terk etmek zorunda kalmış kişilerin sayısının 1 milyon 162 bin kişiyi aştığını açıkladı. Bu rakam, Lübnan nüfusunun önemli bir bölümünün göç etmek zorunda kaldığını gözler önüne seriyor. Bu gelişmeler ışığında, bölgede kalıcı bir ateşkes sağlanması ve sivillerin korunması için uluslararası çağrıların artması bekleniyor. Sizce uluslararası toplum, Lübnan'daki insani krizi durdurmak için daha etkili adımlar atabilir mi? |
|