Netanyahu, “ABD’yi savaşa biz sokmadık; Trump kendi kararını kendi verir.” ifadelerini kullanarak iddialara yanıt verdi. Bu açıklama, son haftalarda hem bölgede hem de uluslararası basında sıkça dile getirilen “Washington, Tel Aviv tarafından savaşa çekiliyor mu?” tartışmalarına doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor.
Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Doktor Serkan Gündoğdu konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündoğdu, Orta Doğu’daki her gelişmede ABD’nin İsrail’in talepleri doğrultusunda hareket ettiğini belirtti.
Gündoğdu, “Ne yazık ki artık adeta teslim olmuşçasına… İsrail’in, Amerika içerisinde malum olduğu üzere her kritik dönemde Trump’ı kıskaca almış, kuşatmış bazı yapıların ve lobilerin Trump üzerindeki etkisinin kesin ve net bir tezahürüyle hareket etmektedir.” dedi.
Her defasında Trump’ın, bulunmaları gereken yerler konusundaki görüşlerini hem ulusal güvenlik belgelerinde hem de kamuoyunda dile getirdiğini ifade eden Gündoğdu, Trump’ın savaş karşıtlığının yükseldiği dönemlerde bu ifadeleri tekrarladığını kaydetti.
Gündoğdu, Trump’ın “Kendi Batı yarımküremizde mevcut güvenlik politikaları doğrultusunda, kendi ulusal çıkarlarımız çerçevesinde politikalar ve stratejiler izleyeceğiz” dediğini hatırlattı.
Bunun bir tezahürü olarak Trump’ın, Venezuela’da narko operasyonlar gerçekleştirdiğini belirten Gündoğdu, uluslararası hukuku sarsan Maduro’nun kaçırılması girişimi, Grönland meselesi ve Kanada’yı eyalet olarak ekleme söylemleri gibi Batı yarımküresindeki meşguliyetini gündemde tutan açıklamaları olduğunu söyledi.
Gündoğdu, her defasında Netanyahu’nun, kendi siyasi geleceğini ve İsrail’in bölgedeki prestijini kaybetmekten korktuğu için, bu söylemlerle çelişen ifadeler kullandığını öne sürdü.
Trump’ı bölgeye, ABD’yi ise Orta Doğu’ya davet ederek olası bir saldırıda hezimete uğramasının önünü aldığını gördüklerini belirten Gündoğdu, her ne kadar gizlenmeye çalışılsa da bunun algı yönetiminden öteye gitmediği kanaatinde olduğunu ifade etti.
Gündoğdu, “İsrail bunu çok iyi yapıyor. Geçtiğimiz her savaşta bunu gördük; 12 Gün Savaşları da bunun en güzel kanıtıydı.” şeklinde konuştu.
Artık İsrail’in birçok unsuruyla mağlup olacağının, Demir Kubbe algısının, savunma sistemlerinin ve mühimmatlarının tükenme noktasına geldiğinin görüldüğünü vurgulayan Gündoğdu, bunun hemen akabinde ABD’yi bölgeye canlı ve doğrudan bir aktör olarak çatışmanın parçası yapmak suretiyle İran’a saldırıldığını ve sürecin böyle neticelendiğini savundu.
Gündoğdu, Trump’ın o dönem, “Biz hemen savaşı yaptık ve bitirdik. Nükleer tesislere saldırdık. İran artık Orta Doğu’da ya da İsrail için bir tehdit olmaktan çıkmıştır.” deyip hemen ülkesine döndüğünü hatırlattı.
Bu hareketin sebebinin, Amerika kamuoyunda, Senato’da ve Kongre’de çok ciddi bir savaş karşıtlığının bulunması olduğunu dile getiren Gündoğdu, Trump’ın “Bizim olmayan bu savaşta ne işimiz var?” eleştirilerine cevap verememiş bir durumda olduğunu iddia etti.
Gündoğdu, geçtiğimiz günlerde gerek bütçe görüşmelerinde gerek Kongre’de yapılan tartışmalarda Trump’a yöneltilen en önemli eleştirilerden birinin “Biz neden Orta Doğu’dayız? Bu savaş bizim değil. Niye buradayız?” olduğunu söyledi.
Gündoğdu, Netanyahu’nun ise bunun tam tersini söylediğini, çünkü kendi imajının sarsılmasından korktuğunu ifade ederek değerlendirmelerini sonlandırdı.
Sizce ABD'nin Orta Doğu politikalarında İsrail'in etkisi ne düzeyde?
Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Doktor Serkan Gündoğdu konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündoğdu, Orta Doğu’daki her gelişmede ABD’nin İsrail’in talepleri doğrultusunda hareket ettiğini belirtti.
Gündoğdu, “Ne yazık ki artık adeta teslim olmuşçasına… İsrail’in, Amerika içerisinde malum olduğu üzere her kritik dönemde Trump’ı kıskaca almış, kuşatmış bazı yapıların ve lobilerin Trump üzerindeki etkisinin kesin ve net bir tezahürüyle hareket etmektedir.” dedi.
Her defasında Trump’ın, bulunmaları gereken yerler konusundaki görüşlerini hem ulusal güvenlik belgelerinde hem de kamuoyunda dile getirdiğini ifade eden Gündoğdu, Trump’ın savaş karşıtlığının yükseldiği dönemlerde bu ifadeleri tekrarladığını kaydetti.
Gündoğdu, Trump’ın “Kendi Batı yarımküremizde mevcut güvenlik politikaları doğrultusunda, kendi ulusal çıkarlarımız çerçevesinde politikalar ve stratejiler izleyeceğiz” dediğini hatırlattı.
Bunun bir tezahürü olarak Trump’ın, Venezuela’da narko operasyonlar gerçekleştirdiğini belirten Gündoğdu, uluslararası hukuku sarsan Maduro’nun kaçırılması girişimi, Grönland meselesi ve Kanada’yı eyalet olarak ekleme söylemleri gibi Batı yarımküresindeki meşguliyetini gündemde tutan açıklamaları olduğunu söyledi.
Gündoğdu, her defasında Netanyahu’nun, kendi siyasi geleceğini ve İsrail’in bölgedeki prestijini kaybetmekten korktuğu için, bu söylemlerle çelişen ifadeler kullandığını öne sürdü.
Trump’ı bölgeye, ABD’yi ise Orta Doğu’ya davet ederek olası bir saldırıda hezimete uğramasının önünü aldığını gördüklerini belirten Gündoğdu, her ne kadar gizlenmeye çalışılsa da bunun algı yönetiminden öteye gitmediği kanaatinde olduğunu ifade etti.
Gündoğdu, “İsrail bunu çok iyi yapıyor. Geçtiğimiz her savaşta bunu gördük; 12 Gün Savaşları da bunun en güzel kanıtıydı.” şeklinde konuştu.
Artık İsrail’in birçok unsuruyla mağlup olacağının, Demir Kubbe algısının, savunma sistemlerinin ve mühimmatlarının tükenme noktasına geldiğinin görüldüğünü vurgulayan Gündoğdu, bunun hemen akabinde ABD’yi bölgeye canlı ve doğrudan bir aktör olarak çatışmanın parçası yapmak suretiyle İran’a saldırıldığını ve sürecin böyle neticelendiğini savundu.
Gündoğdu, Trump’ın o dönem, “Biz hemen savaşı yaptık ve bitirdik. Nükleer tesislere saldırdık. İran artık Orta Doğu’da ya da İsrail için bir tehdit olmaktan çıkmıştır.” deyip hemen ülkesine döndüğünü hatırlattı.
Bu hareketin sebebinin, Amerika kamuoyunda, Senato’da ve Kongre’de çok ciddi bir savaş karşıtlığının bulunması olduğunu dile getiren Gündoğdu, Trump’ın “Bizim olmayan bu savaşta ne işimiz var?” eleştirilerine cevap verememiş bir durumda olduğunu iddia etti.
Gündoğdu, geçtiğimiz günlerde gerek bütçe görüşmelerinde gerek Kongre’de yapılan tartışmalarda Trump’a yöneltilen en önemli eleştirilerden birinin “Biz neden Orta Doğu’dayız? Bu savaş bizim değil. Niye buradayız?” olduğunu söyledi.
Gündoğdu, Netanyahu’nun ise bunun tam tersini söylediğini, çünkü kendi imajının sarsılmasından korktuğunu ifade ederek değerlendirmelerini sonlandırdı.
Sizce ABD'nin Orta Doğu politikalarında İsrail'in etkisi ne düzeyde?