Soruşturma dosyasındaki bulgulara göre Kohen, Aralık 2025’te sosyal medya üzerinden kendisine ulaşan “Ophelia” kod adlı bir İran ajanıyla temas kurdu. Bu süreçte Demir Kubbe bataryalarının yapısı ve füze fırlatma süreçlerine ilişkin 27 özel fotoğraf ve videoyu İran istihbaratıyla paylaştığı iddia edildi.
İddianamede, Kohen’in iş birliğini kanıtlamak amacıyla ilk etapta dijital cüzdan adresini paylaştığı ve bu doğrultuda 145 dolar ödeme aldığı belirtiliyor. Pasaportunu göndererek kimliğini doğrulamasının ardından hesabına 158 dolar daha yatırıldığı da dosyada yer aldı.
Dosyadaki en dikkat çekici unsurlardan biri ise hedef listesi oldu. İranlı ajanların, Kohen’den İsrailli pilotlar, siyasetçiler ve güvenlik yetkililerine ait isimleri talep ettiği, Kohen’in de bazı personelin kimlik ve iletişim bilgilerini paylaştığı öne sürülüyor. Bu bilgiler karşılığında daha yüksek ödemeler için söz aldığı da iddialar arasında.
Şubat ayında temasın kesilmesinin ardından 1 Mart’ta gözaltına alınan Kohen, “savaş sırasında düşmana yardım etmek” suçlamasıyla yargılanıyor.
İsrail ordusu ise olayla ilgili yaptığı açıklamada güvenlik zafiyetini kabul etti ancak sızıntının kısa sürede tespit edildiğini ve sistemin operasyonel bütünlüğünün korunduğunu duyurdu.
Sizce bu tür kritik askeri sistemlere erişimi olan personelin güvenlik kontrolleri yeterince sıkı mı?