| Saldırılar öncesinde bölgeye haftalık 4 bin 200 insani yardım tırı girerken, ilk hafta bu sayı 590'a geriledi. İkinci haftada ise Gazze Şeridi’ne giren yardım tırı sayısı yalnızca 1137 olarak kaydedildi. İsrail ordusu, 28 Şubat’ta Refah Sınır Kapısı dahil tüm geçiş noktalarını ikinci bir duyuruya kadar kapalı tutacağını açıklamıştı. ABD baskısı sonucu geri adım atan İsrail, 3 Mart'ta Kerem Ebu Salim ve ardından Refah Sınır Kapısı'nı sınırlı olarak yeniden açtı. İsrail'in sıkı ablukası nedeniyle yeterli yardım alamayan Gazze Şeridi’nde gıda fiyatlarında keskin artışlar yaşanıyor. Saldırılar öncesi 1,5 dolar olan domatesin fiyatı 4 dolara, 25 kilogramlık un çuvalının fiyatı ise son yirmi günde 3 kat artarak 32 dolara yükseldi. Yemeklik yağ ve konserve ürünlerinin ise neredeyse tamamen tükendiği belirtiliyor. Bölgede ağır bir insani kriz yaşanırken, sağlık altyapısı da çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, hastanelerde jeneratörler için gerekli malzeme ve yakıt tedarik edilememesi nedeniyle altyapının çökmek üzere olduğunu açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de, tıbbi malzeme ve ilaç kıtlığı konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail, Gazze’ye giren tıbbi yardım kamyonlarını aylık ihtiyacın yüzde 30’unun altına düşürerek kıtlığı kritik seviyeye taşıdı. Ateşkese rağmen somut iyileşme olmaması, durumu daha da derinleştiriyor. İsrail'in 8 Ekim 2023’te başlayan saldırıları nedeniyle 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 172 binden fazlası yaralandı. Sivil altyapının yüzde 90’ı zarar gördü ve Birleşmiş Milletler yeniden inşa maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin ediyor. Sizce uluslararası toplum, Gazze'deki bu insani krizin çözümü için daha etkili adımlar atabilir mi? |
|