Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Ayşe Barım hakkındaki Gezi Parkı davasına ilişkin gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Gezi Parkı eylemler...

Karara göre, sanık Ayşe Barım'ın, halkın sempati duyduğu sanatçı ve oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon ve yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği kaydedildi. Barım hakkında, eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde Gezi Parkı ana aktörleri ile sık ve sistemli irtibat kurduğu değerlendirmesi yapıldı.

Kararda, görünürde masum protesto gösterileri şeklinde lanse edilen eylemlerin asıl amacının, yurt genelinde kaos ve kargaşa ortamı meydana getirerek Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak olduğu ileri sürüldü. Barım'ın, şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla Twitter'da [#occupyturkey] ve [#DirenGeziParkı] gibi etiketlerin sistemsel paylaşımını sağladığı ve sürecin yayılmasında aktif rol üstlendiği vurgulandı.

Ayrıca, Barım'ın iletişim kayıtlarıyla uyumlu olarak, sahibi olduğu menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla Gezi Parkı'nda organize bir şekilde buluştuğu, bu kişilerden bir kısmının bildiri okuduğu ifade edildi. Sanığın, süreci destekleyerek yayılmasını sağladığı ve şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla yapılan eylem çağrılarıyla şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırladığı aktarıldı.

Kararda, Barım'ın Gezi Parkı olaylarını sanatçılar hareketinde planlama, organizasyon ve yönlendirme içinde, kendisine bağlı oyuncuları etkin bir şekilde sahaya yönlendirdiği belirtildi. Barım'ın, kurumsal ve bireysel sosyal medya hesaplarını koordine ederek, yasa dışı silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerine uygun ortam sağladığı iddia edildi.

Bu faaliyetlerle, toplumu kaos ortamına sokmak suretiyle "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçuna iştirak ettiği vurgulandı. Kararda ayrıca, Barım'ın Gezi Davası ana sanıklarından firari Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatlı olduğu ve "irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi" olarak tespit edildiği kaydedildi.

Barım'ın, olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde karar bildiren yön verici ve belirleyici bir konumda olduğu ifade edildi. Kendi şirketine bağlı toplumda tanınan sanatçı-oyuncuları eylemlere yönlendirerek, bu kişilerin tanınırlığını ve etki gücünü kullanarak olayların daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı belirtildi.

Söz konusu sanatçı-oyuncuların ifadelerinde, kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de, anlatım içeriklerinin birbirleri ve kendi içinde çelişkili olduğu vurgulandı. Bu kişilerin, sanık Barım ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları aktarıldı.

Kararda, "Böylece Gezi Parkı eylemlerinin gerçekleştirilmesindeki organizasyonda baş aktör olan ve bu eylemleri finanse eden diğer hükümlü Mehmet Osman Kavala'nın yanı sıra firari sanık Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile irtibatlı olarak birlikte hareket eden sanığın, Gezi Parkı olaylarında sanatçılar camiası adına sahada aktif planlama, organizasyon ve eylem yönlendirmelerinin, kendisine bağlı sanatçıları etkin bir şekilde kullanarak sahaya yönlendirmek suretiyle yardımda bulunarak müsnet suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldı." ifadelerine yer verildi.

Kararda, Barım'ın sahibi olduğu ID İletişim isimli menajerlik şirketine bağlı Bergüzar Gökçe Ergenç, Ceyda Düvenci, Dolunay Soysert, Hümeyra, Mehmet Günsür, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Şükran Ovalı, Zafer Algöz'ün tanık olarak dinlendiği belirtildi.

Bu tanıkların beyanlarında, sosyal medya hesaplarını kendilerinin yönettiğini, Gezi Parkı olayları sırasındaki paylaşımları kendilerinin yaptıklarını ve eylemlere kendi iradeleri doğrultusunda katıldıklarını söyledikleri aktarıldı. Halit Ergenç'in beyanında ise, sosyal medya hesaplarının yönetilmesine ilişkin soruyu, "Ayşe Barım yönetmez, sosyal medya idare bölümü var o yönetir" şeklinde yanıtladığı ve eylemlere katılmasında sanığın bir yönlendirmesi olmadığını söylediği kaydedildi.

Kararda, Barım'ın mahkemedeki savunmasında, sahibi olduğu menajerlik şirketinin organizasyon yapısına ilişkin olarak, "Benim ofisim ilk kurulduğu günden beri bir basın departmanı vardır. Ben de medya sektöründen geldiğim için, basın ilişkilerim son derece güçlü olduğu için o departmanı ayrıca yönetirim." ifadelerini kullandığı belirtildi.

Gerekçeli kararda, Barım'ın şirketinin organizasyon yapılanmasına ilişkin bu anlatımı ile Halit Ergenç'in "sosyal medya idare bölümü var o yönetir" şeklindeki anlatımının ve diğer tanık beyanlarının bu yönden çeliştiği vurgulandı. Barım'ın Gezi olaylarına katılımına ilişkin savunmasında bu hususta vermiş olduğu beyanı ile tanıkların beyanlarının çeliştiği ifade edildi.

Sizce mahkeme kararında vurgulanan sosyal medya yönetimi ve sanatçı koordinasyonu iddiaları, organizasyon ve yönlendirme suçlamalarını ispatlamak için yeterli midir?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri