İddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ve Veysel Eren Güven şüpheli sıfatıyla yer alıyor. Belgede, İnan Güney'in, yetkilileri Serkan Ö. ve Rauf Cem I. olan bir şirketin fiili ortağı olduğu öne sürülüyor.
Söz konusu iddianamede, Güney'in bu şirkete BELTAŞ Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemlerinde usulsüz ihaleler ve doğrudan işler bağladığı iddia ediliyor. Bu işlerin, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla ve suç örgütü üyesi olduğu öne sürülen Kağan S. üzerinden gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Ayrıca, şirketin yetkilisi Serkan Ö. ile İnan Güney'in üniversiteden samimi sınıf arkadaşı olduğu bilgisi aktarılıyor. İddianamede, açık hava reklam sektöründeki birçok şirket ve şahsın, Güney'in söz konusu şirketin gayriresmi ortağı olduğunu bildiği kaydediliyor.
İnan Güney'in elde ettiği iddia edilen haksız kazancı, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu ve kendi illegal siyasi emelleri için harcadığı iddia ediliyor. İddianamede, tüm şüpheliler için kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık ve suç örgütüne yardım suçlarından ceza isteniyor.
Şüphelilerin, 14 yıldan 35 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor. Savcılık, hazırlanan bu iddianamenin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılıp tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun yer aldığı dava ile birleştirilmesini talep etmişti.
Sizce bu tür yargı süreçleri siyasi hayatımızda nasıl bir etki bırakıyor?
Söz konusu iddianamede, Güney'in bu şirkete BELTAŞ Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemlerinde usulsüz ihaleler ve doğrudan işler bağladığı iddia ediliyor. Bu işlerin, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla ve suç örgütü üyesi olduğu öne sürülen Kağan S. üzerinden gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Ayrıca, şirketin yetkilisi Serkan Ö. ile İnan Güney'in üniversiteden samimi sınıf arkadaşı olduğu bilgisi aktarılıyor. İddianamede, açık hava reklam sektöründeki birçok şirket ve şahsın, Güney'in söz konusu şirketin gayriresmi ortağı olduğunu bildiği kaydediliyor.
İnan Güney'in elde ettiği iddia edilen haksız kazancı, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu ve kendi illegal siyasi emelleri için harcadığı iddia ediliyor. İddianamede, tüm şüpheliler için kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık ve suç örgütüne yardım suçlarından ceza isteniyor.
Şüphelilerin, 14 yıldan 35 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor. Savcılık, hazırlanan bu iddianamenin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılıp tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun yer aldığı dava ile birleştirilmesini talep etmişti.
Sizce bu tür yargı süreçleri siyasi hayatımızda nasıl bir etki bırakıyor?