| Star TV'de yayınlanan "Nur Viral ile Sen İstersen" programına katılan anne Ülker Kundakçı ve baba Cemil Kundakçı, olayla ilgili sessizliklerini bozdu. Soruşturma kapsamında 7 kişinin tutuklandığı cinayete ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundular. Programda, şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu'nun savcılık ifadesinde yer alan "Kubilay, Canbay'ın ayak işlerini yapardı" şeklindeki beyanına sert tepki gösterildi. Baba Cemil Kundakçı, oğlunun rapçi Canbay ile ailesinin arasının çok iyi olduğunu belirterek, "Oğlum Aleyna ve Canbay’ın evinde kalırdı" diyerek bu ifadeyi yalanladı. Aile, olayın nasıl gerçekleştiğine dair ciddi şüphelerini de dile getirdi. Zanlı Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun verdiği ifadeler ile olay yerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin birbiriyle uyuşmadığını savundu. Cinayet mahalline çakarlı araçlarla gelinmesine de dikkat çeken aile üyeleri, "İstanbul sokaklarında kim iki çakarlı arabayla, belinde silahla turlar?" sorusunu yöneltti. Anne Ülker Kundakçı, Aleyna Kalaycıoğlu'nun olaydaki rolüne ilişkin güçlü iddialarda bulundu. "Aleyna o adamları oraya bilerek getirdi. Önüne geçebilirdi" diyen anne Kundakçı'nın bu görüşünü baba Cemil Kundakçı da, "Bana göre o gün onları oraya getiren Aleyna" sözleriyle destekledi. Cinayete giden sürecin, 19 Mart gecesi rapçi Vahap Canbay'ın, yaklaşık 20 gün önce ayrıldığı Aleyna Kalaycıoğlu ile barışmak istemesiyle başladığı belirtildi. Canbay'ın bu konuda arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan yardım istediği ifade edildi. İddiaya göre, bu buluşma sırasında iş yerinin önüne çakarlı lüks araçlar geldi ve araçtan inen bir saldırgan, rapçi ve arkadaşlarına ateş açtı. Saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, hastaneye kaldırılsa da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili kayıtlara göre, Ümraniye'deki bu cinayet sadece 7 saniye içinde işlendi. Ayrıca Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ifadesinde bahsettiği "boğuşma" iddialarının kamera görüntülerinde yer almadığı ve ifadelerle görüntülerin örtüşmediği tespit edildi. Aile son olarak, bu zorlu süreçte kendilerine hem tehditler yapıldığını hem de davadan vazgeçmeleri için para teklifi sunulduğunu açıkladı. Tüm bu baskılara rağmen adalet arayışlarından vazgeçmeyeceklerinin altını çizdiler. Sizce adalet sürecinde bu tür iddialar nasıl ele alınmalı? |
|