Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında kentteki trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 6 milyon 246 bin 12 olarak kaydedildi. 2026 yılının ilk iki ayında ise 46 bin 599 yeni araç daha trafiğe kaydedilerek, güncel araç sayısı 6 milyon 292 bin 611 seviyesine ulaştı.
Araç sayısındaki bu sürekli artışa karşın, park alanları aynı hızla genişlemiyor. Kent genelindeki toplam otopark kapasitesi yaklaşık 1 milyon 143 bin olarak belirtiliyor. Bu rakamlar, İstanbul’da her 6 araca sadece 1 park yeri düştüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
Mevcut durum, milyonlarca aracın sokaklarda ve caddelerde park yeri aramak zorunda kaldığı anlamına geliyor. İstanbul’daki otoparkların yaklaşık 526 bini ruhsatlı iken, 617 bin kadarı ise ruhsatsız olarak hizmet veriyor. Yaşanan plansızlık ve denetim eksikliği, mevcut park krizini daha da derinleştiriyor.
Kentteki önemli bir otopark işletmecisi olan İSPARK’ın kapasitesi ise yaklaşık 120 bin civarında. Bu sayı, devasa nüfuslu ve araçlı megakentin ihtiyacının oldukça altında bir seviyede bulunuyor.
Elde edilen tüm veriler, tablonun vahametini açıkça gözler önüne seriyor: Milyonlarca araç, sınırlı park alanı ve her geçen gün büyüyen bir problem. İstanbul’da artık yalnızca trafik değil, park yeri bulmak da başlı başına bir kriz haline gelmiş durumda.
Sizce İstanbul’un park sorununa kalıcı çözüm için en acil adım ne olmalı?