| 51,4 milyon seçmenin bulunduğu ülkede, sandığa gidiş oranı yüzde 58,9 olarak kayıtlara geçti. Sandıkların tamamına yakınının sayılmasıyla birlikte, "Hayır" oyları yüzde 53,7 seviyesine ulaşırken, hükümetin desteklediği "Evet" bloğu yüzde 46,2’de kaldı. Reddedilen anayasa değişikliği paketi, yargıçlık ve savcılık mesleklerinin birbirinden tamamen ayrılmasını öngörüyordu. Ayrıca, atama ve disiplin süreçlerini yöneten Yüksek Yargı Kurulu'nun (CSM) bölünmesini ve anayasada yargı erkinin işleyişine dair kritik değişiklikleri içeriyordu. Referandum sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte, İtalyan siyasetinde tartışmalar ve değerlendirmeler başladı. Başbakan Giorgia Meloni, yayınladığı video mesajda sonucu "modernleşme fırsatının kaçırılması" olarak niteledi ve üzüntüsünü dile getirdi. Meloni, halkın kararına saygı duyduklarını belirterek, hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini vurguladı. Buna karşılık, sol muhalefetteki Demokratik Parti (PD) lideri Elly Schlein, sonucu bir zafer olarak değerlendirdi. Schlein, "Ülkenin çoğunluğu yanlış bir reformu durdurdu. Hükümete karşı alternatif bir çoğunluk zaten mevcut" açıklamasında bulundu. Eski Başbakan Matteo Renzi ise, 2016 yılında benzer bir referandum yenilgisi sonrası istifa ettiğini hatırlatarak, Meloni’nin tutumunu sorguladı. Ülkenin önde gelen medya kuruluşları, referandum sonucunu Meloni iktidarının sarsılmaz imajındaki ilk çatlak olarak yorumladı. La Repubblica gazetesi, "Meloni'nin ilk gerçek yenilgisi; 14 milyon 'Hayır' oyu reformu geri çevirdi" başlığını attı. Il Fatto Quotidiano gazetesi ise, "İtalyanlar anayasayı korudu, 'Hayır' oyları ezici bir çoğunlukla kazandı" ifadelerini kullandı. Sonuçlar, İtalya'da yargı bağımsızlığı konusundaki hassasiyetin ve hükümet planlarına yönelik tepkinin net bir göstergesi oldu. Sizce bu referandum sonucu, İtalya'da siyasi dengeleri kalıcı olarak etkiler mi? |
|