Minoru Kihara, Başbakan Takaiçi’nin geçtiğimiz günlerdeki Washington ziyareti sırasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu konuda destek talebinde bulunduğunu doğruladı. Ancak Japon tarafının bu talebe yönelik somut bir adım atmadığının altını çizdi. Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ise bugün parlamentoda yaptığı konuşmada, Orta Doğu’daki genel duruma değindi. Takaiçi, Hürmüz Boğazı dahil bölgedeki sorunların çözümü için uluslararası toplumla işbirliği yapacaklarını ve diplomatik çaba göstereceklerini belirtti. Bu açıklamalar, ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın daha önce yaptığı bir açıklamayla çelişiyor. Craft, CBS kanalına verdiği demeçte, Başbakan Takaiçi’nin ülke donanmasının bir kısmının boğazdaki güvenliğe destek vermesi konusunda taahhütte bulunduğunu iddia etmişti. Craft, “Müttefiklerimizin olması gerektiği gibi dediğimize geldiğini görüyoruz.” ifadelerini kullanarak, Japonya’nın ABD’nin çağrısına olumlu yanıt verdiği izlenimini yaratmıştı. Krizin arka planında, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce yaptığı bir açıklama yer alıyor. Trump, İran ile yaşanan gerilim nedeniyle gemi trafiğine kapanma tehlikesi bulunan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması için 7 ülkeyle görüştüklerini duyurmuştu. ABD basınına yansıyan haberlere göre Trump, konuya ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Petrolün büyük bir kısmını, yani yaklaşık yüzde 90’ını boğazdan temin ediyorlar. Ben de ‘Girmek ister misiniz?’ dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler.” şeklinde konuşmuştu. Donald Trump ayrıca sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, “Umarız, bu yapay kısıtlamadan etkilenen Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğerleri, gemilerini Hürmüz Boğazı’na gönderirler.” ifadelerini kullanmış ve müttefiklerinden somut destek beklentisini dile getirmişti. Sizce Japonya'nın bu tutumu, Orta Doğu'daki gerilimde ABD'nin diplomatik yalnızlığını artıran bir adım mı? |
|