Kaani, mesajında değerli dostlar olarak nitelendirdiği grupların, suçlu Amerika ve çocuk katili Siyonist rejime karşı yürüttüğü mücadelenin samimiyetle takdir topladığını belirtti. Bu mücadelenin dünyadaki müminler ve özgürlükseverler için sevinç, düşmanlar içinse öfke ve korku kaynağı olduğunu vurguladı. Komutan Kaani, bugün Direniş Cephesi’nin, adı geçen rejimlerle savaşma ve İran İslam Cumhuriyeti’ni savunma konusunda bağımsız karar alabilen değerli bir kapasiteye sahip olduğunun herkesçe görüldüğünü kaydetti. Bu cephenin şimdiye kadar çok etkili operasyonlar gerçekleştirdiğini ve gelecekte de sürprizlerinin olacağını ifade etti. Dostların çabalarıyla oluşan sahadaki birliğin, İslam ümmeti için bir güç noktası, küresel emperyalizm ve uluslararası Siyonizm için ise bir kâbus olduğunu dile getiren Kaani, kurtuluşun güçlü eller aracılığıyla gerçekleşeceğine olan inancını yineledi. Kaani, bu büyük güç, irade ve yetenekler ile ümmetin cihatçı evlatlarının varlığından dolayı Allah'a şükrettiğini belirtti. İslam ümmetinin tüm mücahit ve savaşçılarının ellerinden öptüğünü ve her birine ayrı ayrı teşekkür ettiğini ekledi. Son olarak, Direniş Şehitleri'nin İmamı’nın aramızda olmamasına rağmen, İslam Devrimi’nin düşüncesinin Seyyid Mücteba Hamaney önderliğinde heybetle devam edeceğini vurguladı. Hak cephesinin her geçen gün güçleneceğine ve şehadetlerin yeni bir diriliş getireceğine dikkat çekti. Kaani, şehitlerin kanı bereketiyle bu cephenin, İslam'ın ve insanlığın düşmanlarıyla mücadelesine daha güçlü devam edeceğini ve yakında onların rezil bir yenilgiye uğradıklarına tanıklık edileceğini sözlerine ekledi. Sizce bölgedeki gerilim ortamında bu tür açıklamaların uluslararası ilişkilere etkisi ne olur? |
|