Türkiye Gazetesi'ne göre; Ziraat Bankası, Halkbank ve VakıfBank'ın 9 Nisan'da İstanbul'da gerçekleştirilen olağan genel kurullarında alınan kararla, yöneticilerin ikinci derece akrabalarının şahsi kredi, kredi kartı ve çek karnesi kullanımları Bankacılık Kanunu'ndaki sınırlama kapsamına alındı. İstanbul'da düzenlenen olağan genel kurullarda yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimleri tamamlanırken, banka yöneticilerinin yakınlarının finansman imkanlarına erişimi de yeniden belirlendi. Uygulamaya konulan değişiklikle birlikte, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda yer alan ve daha önce yalnızca eşler ile velayet altındaki çocukları kapsayan kredi kısıtlamalarının sınırları genişletildi. Alınan kararla, yönetim kurulu üyelerinin ikinci dereceye kadar olan akrabaları da kapsama dahil edildi. Böylelikle yöneticilerin anne, baba ve kardeşleri, kişinin görev yaptığı bankadan ancak kanunla belirlenen limitler dahilinde kredi çekebilecek veya çek karnesi ile kredi kartı alabilecek. Belirlenen bu sınırların aşılmasına hiçbir şekilde izin verilmeyecek. Mevcut yasal düzenlemelere göre, banka yönetim kurulu üyeleri ve yakınlarının ilgili bankadan kullanabilecekleri finansman miktarları net maaş üzerinden hesaplanıyor. Bu doğrultuda, yöneticiler ve kapsama yeni dahil edilen ikinci derece yakınlar, yönetim kurulu üyesinin aylık net ücretinin en fazla 5 katına kadar kredi kullanabiliyor. Çek karnesi ve kredi kartı limitleri ise aylık net ücretin en fazla 3 katı olacak şekilde tahsis ediliyor. Genel kurullarda alınan kısıtlama kararının tek istisnası Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sübvanse edilen Hazine faiz destekli krediler oldu. Ziraat Bankası, Ziraat Katılım Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla tarımsal üreticilere; Halkbank üzerinden ise esnaf ve sanatkarlara sağlanan bu krediler, yapılan değişikliğin dışında bırakıldı. İlgili kredilerin yalnızca belirli kamu bankaları tarafından sunulması nedeniyle, kişilerin söz konusu desteklere erişim hakkının engellenmemesi gözetildi. Kamu bankalarının işleyişinde atılan bu adım, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın kurumsal yönetim vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. Düzenlemenin, kamu işletmelerinde kurumsal yönetimin dayandığı temel ilkeler olan hesap verebilirlik, sorumluluk ve şeffaflık ilkelerini daha üst noktalara çıkarma hedefiyle hayata geçirildiği belirtiliyor. Sizce kamu bankalarında yönetici yakınları için getirilen bu kısıtlamalar, şeffaflık ve güven açısından yeterli bir uygulama mı? |
|