Öğrenci, maddi imkansızlıklar nedeniyle kitabı alamayan öğrencilerin otomatik olarak 90 puan üzerinden değerlendirildiğini ve bu durumun dönem sonu ortalamalarını olumsuz etkilediğini aktardı. Başvuruda, dar gelirli öğrenciler için ciddi bir mağduriyet oluştuğu da vurgulandı. Ayrıca, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na atıfta bulunularak, üniversitelerin öğretim materyali önerebileceği ancak bunu satın almayı zorunlu kılma yetkisinin olmadığı hatırlatıldı. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin altı çizilerek, söz konusu zorunluluğun kaldırılması talep edildi. KDK, yaptığı incelemede idarenin bilimsel özerkliği ve eğitim politikalarını belirleme serbestisi olduğunu kabul etmekle birlikte, çevrimiçi uygulamaların notlandırmaya etkisinin göz ardı edilemeyeceğini bildirdi. Kurum, uyuşmazlık konusu ders materyallerinin fiyatlarının bir öğrenci için yüksek olduğuna dikkat çekti. Kararda, bu kitapları alabilen ve alamayan öğrenciler arasında bir değerlendirme farkı oluştuğu ve bunun fırsat eşitsizliğine yol açtığı vurgulandı. Mevcut uygulamanın, eğitim hakkının "gerekli kaynaklara erişim sağlayabilme" boyutunu ihlal ettiği kanaatine varıldı. Bu gerekçelerle KDK, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’ne, kitap satın alma zorunluluğu aramaksızın, ilgili ders materyallerindeki uygulamaların notlandırma bileşeni olarak değerlendirilmemesi yönünde tavsiye kararı verdi. Kurum, üniversite tarafından alınacak tedbirin 30 gün içinde kendisine bildirilmesini de istedi. Sizce yüksek fiyatlı ders materyallerinin notlandırmaya etki etmesi eğitimde adaleti zedeler mi? |
|