Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🛢️ Kerkük-Ceyhan Petrol Hattı Yeniden Aktif: 40 Milyar Dolarlık Ekonomik Zincir

📍Bağdat yönetimi ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Irak petrolünün Türkiye'ye Kuzey Irak üzerinden ihraç edilmesi konusunda anlaşma sağladı. Irak'tan Ceyhan Limanı'na sevkiyatlar geçtiğimiz günlerde başladı.

Irak Petrol Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ilk aşamada günlük yaklaşık 250 bin varil ihracat kapasitesi hedeflendiği belirtildi. Bu anlaşma, uzun süredir kapalı olan hat için önemli bir gelişme olarak kaydedildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Temmuz 2025'te yaptığı bir açıklamada, Irak-Türkiye petrol hattı'nın tam kapasite çalışması halinde 40 milyar dolarlık ticaret potansiyeli taşıdığını ifade etmişti. Bu rakam, hattın ekonomiye katkısının boyutunu gözler önüne seriyor.

Konuyla ilgili merak edilenleri Enerji Uzmanı Altuğ Karataş değerlendirdi. Karataş, "Kerkük-Ceyhan Boru Hattı normalde 1.6 milyon varil kapasiteli. İnşa edildiği tarihten bu yana hiç tam kapasite çalışmadı" ifadelerini kullandı.

Karataş, maksimum günlük 500-600 bin varillik bir akışın yaşandığını, hattın yaklaşık %25-30 kapasite ile çalıştığını belirtti. 2023 yılından bu yana ise akışın tamamen durduğunu söyledi.

Şu anda ilk aşamada 200-250 bin varillik akışın başlatılması konusunda anlaşma yapıldığını hatırlatan Karataş, hatla ilgili bazı testlerin yapılması gerektiğini vurguladı. Kısa vadede akışın 300-400 bin varile çıkarılmasının, testler bittiğinde ise günde 500 bin varil petrol akışının planlandığını aktardı.

Karataş, 500 bin varillik petrol üretiminin, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrolün yüzde 2.5'i kadar olduğunu söyledi. Bu hattın Hürmüz'den geçecek petrole alternatif değil, bir emniyet sibobu olduğunu ifade etti.

Dünyanın İsrail, ABD ve İran savaşıyla birlikte yeni bir enerji mimarisine doğru hareket ettiğini belirten uzman, birçok ülkenin alternatif çözümleri hızlı biçimde konuşmaya başladığını kaydetti.

Mevcut hatların toplamda 1.5 milyon varile ulaşabileceği için kapasitenin nasıl artırılacağına bakılacağını söyleyen Karataş, 2023'ten beri çalışmayan hattın en azından bir motivasyon oluşturduğunu vurguladı.

Bu hattı Hürmüz'ün alternatifi değil, ancak enerji arz güvenliği ve jeopolitik dayanıklılık açısından bir güzergah olarak görmenin daha doğru olacağını dile getirdi.

Petrol ve enerji maliyetlerinin riski sevmediğini, güveni sevdiğini belirten Karataş, sürecin uzaması ve problem algısı sürdüğü sürece petrol fiyatlarının 110-120 dolar seviyelerini zorlayabileceğini öngördü.

Tansiyonu düşürecek açıklamalar geldikçe ise fiyatların 100 doların altına doğru hareketleneceğini ifade etti. "Bu savaş devam ettiği müddetçe Hürmüz Boğazı, İran tarafından sürekli kapalı tutulacak mı?" sorusunun en kritik soru olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nda geçişler normale döndüğü takdirde petrol fiyatlarının 70 dolar bandına geri çekilme ihtimali olduğunu da sözlerine ekledi.

Karataş, mesele sadece Hürmüz Boğazı olmadığını, enerji tesislerine yönelik saldırıların da risk oluşturduğunu vurguladı. Üretim noktalarındaki tahribatların dünya için taşınamaz bir yük haline gelebileceğini ve bu durumda çok daha farklı fiyat senaryolarının konuşulacağını belirtti.

Bakan Bayraktar'ın bahsettiği 40 milyar dolarlık hacmin içerisinde transit gelir ve yan ticaretin bulunduğunu hatırlatan Karataş, depolama, liman hizmeti, terminal operasyonları, gemi yüklemesi, finansman ve petrokimya gibi birçok faaliyetin bu ekonomik zinciri oluşturduğunu söyledi.

Karataş, "Mesele sadece Türkiye'nin petrolden alacağı yüzde değil, ortaya çıkaracağı sinerjidir" dedi. 40 milyar dolarlık potansiyelin, hattın 1.6 milyon varil kapasiteyle çalışması durumunda oluşacağını ifade etti.

Bugün 300 bin varille başlandığını düşünürsek toplam kapasitenin yaklaşık %20'si ile yola çıkıldığını belirten uzman, bu kapasite ile bile 7-8 milyar dolarlık bir ekonomik hacim oluşabileceğini öngördü.

Akışın 500 bin varile çıkması durumunda bu rakamın 13-14 milyar dolara ulaşacağını, birkaç ay içinde bu hedefin olduğunu kaydetti. Hat 1.5 milyon varil kapasiteye ulaştığında ise yüklemeden depolamaya kadar 40 milyar dolarlık bir ekosistem yaratacağını vurguladı.

Karataş, jeopolitik olarak Türkiye'nin kaçınılmaz bir şekilde bir enerji üssü olma yolunda ilerlediğini söyledi. İran-İsrail savaşı ile birlikte tüm dünyanın güvenli enerji rotaları aradığını ve geniş bir haritaya bakıldığında tam merkezde Türkiye'nin bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde en güvenli, minimum riskli ve siyasi irade açısından muazzam bir fırsat barındırdığını dile getirdi.

Karataş, "2 Mart tarihinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ile birlikte enerji ile ilgili dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Bu tarihi, enerjide dünyanın 11 Eylül'ü olarak nitelendirdi.

Yepyeni projelerin çıkacağını söyleyen Karataş, gelecekte Türkmen gazının, daha fazla Azerbaycan petrolü ve gazının, belki Kazak petrolünün ve daha fazla Rus gazı ve petrolünün boru hatlarıyla Türkiye'den geçmesinin konuşulmaya başlanacağını öngördü.

Bu projelerin hem maliyet hem risk hem güven açısından tek rotasının Türkiye olduğunu belirtti. Ancak bu projelerin basit olmadığını, ciddi maliyetleri ve uzun yapım süreleri olabileceğini de sözlerine ekledi. Karataş, "Orta Doğu'da bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyerek değerlendirmesini sonlandırdı.

Sizce Türkiye, jeopolitik konumunu kullanarak küresel bir enerji arz güvenliği merkezi haline gelebilir mi?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri