Olası bir askeri müdahaleye ilişkin konuşan Küba lideri, sert bir uyarıda bulundu. "Eğer bu gerçekleşirse çatışma olur, mücadele olur, kendimizi savunuruz ve eğer ölmemiz icap ediyorsa ölürüz." şeklinde konuştu. Canel, Kübalıların vatanını ne pahasına olursa olsun savunacağının altını çizdi. Açıklamasını, "Vakti geldiğinde ABD'nin, Küba'ya karşı bir askeri saldırı başlatması, cerrahi bir operasyon yürütmesi ya da bir devlet başkanını kaçırması için hiçbir gerekçesi olacağına inanmıyorum." sözleriyle sürdürdü. Konuşmasını ulusal marşlarına atıfta bulunarak tamamlayan Canel, "Çünkü ulusal marşımızda da dendiği gibi, vatan için ölmek, yaşamak demektir." ifadelerini kullandı. Bu gergin açıklamaların arka planında, ABD Başkanı Donald Trump'ın aldığı son önlemler yer alıyor. Trump, 30 Ocak tarihinde Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir Başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Beyaz Saray, bu kararın gerekçesini, Küba'nın "zararlı eylem ve politikalarına" karşı ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumak olarak açıklamıştı. Süreç, 1 Şubat tarihinde Trump'ın, Küba yönetimiyle petrol tedarikinin düzenlenmesi konusunda görüşmelerin başlatıldığını duyurmasıyla devam etti. Ancak Küba hükümeti bu iddiayı derhal yalanladı. Petrol tedarikindeki belirsizlik ve baskılara karşı Küba Hükümeti, acil önlemlerini devreye aldı. Dışarıdan petrol gelmeden ayakta kalabilmek için hazırlanan acil durum paketi uygulamaya konuldu. Sizce iki ülke arasındaki bu gerilim diplomatik yollarla çözülebilir mi? |
|