Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içinde beklerken, olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüphelilerin saldırısına uğradı. Kurşunların hedefi olan 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı ve hastanede hayatını kaybetti.
Savcılık ifadeleri tamamlanan şüphelilerden Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K. ve E.T. tutuklandı. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Zuhal Kalaycıoğlu ile A.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Olayla ilgili sorgulanan Zuhal Kalaycıoğlu, kızı Aleyna'nın eski sevgilisi Vahap Canbay ile ilişkisine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalaycıoğlu, Kundakçı'yı kızı ile Canbay'ın ortak arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını ve kendisiyle herhangi bir husumeti olmadığını belirtti.
Kalaycıoğlu ifadesinde, Canbay'ı yaklaşık 1.5 yıldır tanıdığını ve ilişkilerini hiç onaylamadığını söyledi. Canbay'ın, kızına sürekli şiddet uyguladığını, tehdit ettiğini ve maddi olarak kullandığını öne sürdü. Kızının bu ilişkiden defalarca ayrılmak istediğini ancak Canbay'ın onu köpeklerini vermemekle ve ölümle tehdit ettiğini iddia etti.
Kalaycıoğlu, yaşanan bu olayları yalnız ve korktukları için bugüne kadar adli mercilere şikayet edemediklerini vurguladı. Bir anne olarak iki kızı olduğunu, birinin engelli, diğerinin ise aileye bakan kişi olduğunu ifade etti.
Olay günü, kızı Aleyna'nın kendisini arayarak stüdyoda hapsolduklarını ve dışarıda Vahap'ların olduğunu söylediğini anlattı. Kızını almak için gittiğinde onun şok halinde ve titrediğini gördüğünü belirtti. Olay yerinden uzaklaştıktan sonra polisin aradığını ve arka planda Vahap Canbay'ın sesini duyduğunu aktardı.
Kızının arkadaşı Bertin'den aldığı bilgiye göre, Alaattin Kadayıfçıoğlu ile stüdyoya giden Aleyna'nın orada Canbay ile tartışma yaşadığını ve ardından silah atıldığını öğrendi. Kimin yaralandığını o an bilmediklerini söyledi.
Polisin evine gelip kızını götürdüğünü anlatan Kalaycıoğlu, aslında onu avukatıyla teslim etmeyi planladıklarını dile getirdi. Ancak kızının eve geldiğinde engelli kardeşine sarılıp "Beni bırakma Cansu" diye ağlaması üzerine, bir anne olarak o gece götürmeye kıyamadığını söyledi.
Sizce bu tür şiddet ve tehdit olaylarında mağdurların adli mercilere daha erken başvurabilmesi için neler yapılmalı?