| Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa'nın kapalı tutulduğu dönemde, İsrail askerlerinin Bab es-Sahira yakınlarında toplanan cemaati kuşattığı ve namaz kılmalarına engel olduğu ifade edildi. Aynı açıklamada, İsrail ordusunun bir önceki gün de aynı bölgede benzer bir saldırı gerçekleştirdiği vurgulandı. Kudüslü Filistinlilerin, Mescid-i Aksa'nın ibadete açılması gerektiği mesajını vermek için bu tür eylemlerde bulundukları kaydedildi. Açıklamada, Mescid-i Aksa'nın kapatılmasının 1967'den bu yana "benzeri görülmemiş bir durum" olduğu belirtilerek, İsrail'in, ramazan ayının son on gününde namaz kılınmasını ve itikafa girilmesini engellediği aktarıldı. "İşgalci İsrail'in Mescid-i Aksa'yı açma veya kapatma yetkisi yoktur" denilen açıklamada, caminin yönetiminin Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'ne ait olduğu ifadesine yer verildi. Açıklamada ayrıca, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya girişleri engellediği ve Müslümanların Harem-i Şerif'te ibadet etmesine izin vermediği iddia edildi. Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşması uyarınca, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı'na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin himayesinde bulunuyor. Sizce uluslararası toplum, kutsal mekanlardaki ibadet özgürlüğü ihlallerine karşı daha etkin bir rol oynayabilir mi? |
|