| Kanada'dan Türkiye'ye ilk resmi iadenin dün akşam gerçekleştirildiğini ifade eden Ersoy, "17-19. yüzyıllar arasına tarihlenen 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışmasını Kanada'nın başkenti Ottawa'da teslim aldık" dedi. Bakan Ersoy, Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından başlatılan süreci büyük bir titizlikle yürüterek bilimsel ve hukuki mücadeleyi sonuçlandırdıklarını vurguladı. "Kanada Federal Mahkemesinin kararıyla eserler şimdi ana vatanına dönecek. Bu iade, uluslararası alanda da güçlü bir emsal niteliği taşıyor" diyen Ersoy, yasa dışı yollarla bu topraklardan koparılan her eserin izini sürdüklerini ve tek tek geri aldıklarını kaydetti. Bakan Ersoy, süreci başarıyla yürüten Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerine, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığına, Türk ve İslam Eserleri Müzesine ve Ottawa Büyükelçiliğine başta olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür etti. Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, eserler dün Ottawa'da bulunan Kanada Koruma Enstitüsünde düzenlenen törenle Türkiye'ye resmen teslim edildi. Eserleri, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Kanadalı yetkililerden teslim aldı. Bu iade süreci, 1970 UNESCO Sözleşmesi kapsamında uluslararası işbirliğinin somut bir örneği olarak değerlendirilirken, kültürel mirasın korunmasına yönelik küresel dayanışmanın da güçlü bir göstergesi olarak kayda geçti. Kanada Federal Mahkemesinin 11 Eylül 2025 tarihli kararı doğrultusunda alınan iade kararıyla, Kanada'dan Türkiye'ye ilk kez resmi bir kültür varlığı iadesi gerçekleştirildi. Bu yönüyle karar, uluslararası kültür varlığı hukukunda emsal niteliği taşıyor. İade edilen eserler, farklı yazma eser ciltlerinden kopartılmış 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışmasından oluşuyor. 17 ile 19'uncu yüzyıllar arasına tarihlenen bu eserlerin, Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içerdiği, fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarına ışık tuttuğu belirlendi. Yapılan incelemelerde, yazma eser sayfalarının özgün ciltlerinden koparıldığı ve bazı varaklara sonradan modern minyatürler eklendiği tespit edildi. Bu müdahalelerin sahtecilik ve ticari amaçlı olduğu, ancak eserlerin kültür varlığı niteliğini koruduğu değerlendirildi. Eserler, Ocak 2024'te İstanbul'dan Vancouver'a götürülmek istenirken Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından tespit edildi. Sürecin Kanada Miras Bakanlığına intikal etmesinin ardından Türkiye ile resmi temas kuruldu ve teknik ile hukuki süreç başlatıldı. Türkiye'nin sunduğu bilimsel raporlar ve hukuki belgeler doğrultusunda Kanada Federal Mahkemesi, eserlerin 2863 sayılı kanun kapsamında Türkiye'ye ait kültür varlıkları olduğuna hükmederek iade kararı verdi. Kanada'dan gerçekleştirilen bu ilk resmi iade, yalnızca eserlerin dönüşü değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası işbirliğinin geldiği noktayı da ortaya koydu. Kültürel mirasın iadesi konusunda uluslararası işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorsunuz? |
|