Uraloğlu, kazanın ardından hem kaza kırım ekiplerinin hem de Cumhuriyet Başsavcılığının titiz bir soruşturma yürüttüğünü belirtti. Şu ana kadar elde edilen veriler ışığında, olayda bir sabotaj tespit edilmediğini ifade etti. Bakan, konuyla ilgili olarak, “Kuleyle yapılan görüşmeleri ve kara kutu çözümlemelerini, pilot konuşmalarını kamuoyuyla paylaştık. Genel anlamda baktığımızda bir sabotaj görmüyoruz. Böyle bir tespitimiz yok” dedi. Ancak Uraloğlu, nihai kararın, ekiplerin raporu, savcılık ve mahkeme süreciyle birlikte sonuçlanacağının altını çizdi. Açıklamalarına devam eden Bakan, sosyal medyadan yöneltilen iddialara da değindi. Uraloğlu, samimi olunsaydı düzeltilen hususların bir özürle paylaşılması gerektiğini vurguladı. Bu tür iddiaların, gizlilik de dikkate alınarak öncelikle kendileriyle paylaşılmasını beklediklerini, ancak bunun yapılmadığını söyledi. Yapılan incelemeler neticesinde, Libya uçağına, kendi personeli ve yer hizmetleri dışında herhangi bir temas olmadığını net bir şekilde ifade etti. Bakan, havalimanlarının 7/24 hava trafik kontrolörleri ve kameralarla izlendiğini de sözlerine ekledi. Ayrıca, havacılık prosedürlerine göre uçaklar arasında gerekli mesafelerin korunduğunu da belirtti. Uraloğlu, “Şu ana kadar ortaya konulan, şüpheleneceğimiz bir belge yok. Gözümüzden kaçan bir şey olduğunu düşünmüyoruz” diye konuştu. Son olarak, kamuoyunun spekülatif iddialarla yorulmaması ve kafaların bulandırılmaması çağrısında bulundu. Bakan, “Biz bu olayın üzerindeyiz ve takip etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullanarak açıklamalarını sonlandırdı. Sizce bu tür kritik kaza soruşturmalarında bilgi akışı ve şeffaflık nasıl sağlanmalı? |
|