Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Muhammed Berdibek ve Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, ateşkes süreci ve Lübnan hattındaki gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Dr. Muhammed Berdibek, sürece ilişkin açıklamalarda ciddi bir bilgi karmaşası olduğunu belirterek, somut veriler ve paylaşımlar üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti. Berdibek, kanıtlara ve Navaz Şerif’in paylaşımlarına bakıldığında, İran’ın tüm müttefikleri ile birlikte Lübnan’ın da bu sürece dahil olduğunu gördüklerini söyledi.
Berdibek, bu durumun Trump’ın kabul ettiği ve Arakçi’nin paylaştığı metinde de vurgulandığını belirtti. Tarafların zaman zaman gerçeği çarpıttığını dile getiren uzman, eğer bir ‘yalan eşiği’ varsa iki tarafın da bunu yaptığını, ancak İran’ın bu konuda bir tık daha önde olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte Berdibek, İran’ın bazı tartışmalı maddeleri ABD kabul etmiş gibi yansıttığını da belirterek, bu durumun Tahran açısından eleştirilebileceğini söyledi. Berdibek, Lübnan’ın ateşkes sürecine dahil olduğu görüşünü savunmaya devam etti.
İran’ın vekil güçlere desteğini kesmesinin kendi milli güvenliği açısından mümkün olmadığını vurgulayan Berdibek, İran’ın böyle bir dönüşümü kabul etmeyeceğini belirtti. Uzman, İran’ın Hürmüz geçişlerini kontrol ederek bu duruma fiilen karşılık verdiğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ise Lübnan’ın savaşın seyrini belirleyebilecek kritik bir alan olduğuna dikkat çekti. Gökçe, ABD’nin Lübnan’a doğrudan bir ilgisinin olmadığını, ancak İsrail’in Hizbullah’ı yakın bir tehdit olarak gördüğünü ifade etti.
Gökçe, İsrail’in bu tehdidi bertaraf etmek için yoğun saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. Lübnan’daki gelişmelerin savaşın gidişatını değiştirebileceğini belirten profesör, İsrail’in saldırılarına İran’ın vereceği yanıtın belirleyici olacağını vurguladı.
“Eğer İran, İsrail’e doğrudan füze saldırısıyla karşılık verirse savaş yeniden başlar” diyen Gökçe, ancak İran’ın nasıl bir yol izleyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti. İran’ın alternatif olarak Hizbullah’a dolaylı destek verebileceğini belirtti.
Gökçe, silah, mühimmat ve personel desteğiyle Hizbullah’ın direncini artırabileceğini söyledi. Bu senaryoda çatışmaların yerel düzeyde, İsrail-Hizbullah hattında devam edebileceğini ifade etti.
Ateşkesin ABD ile İran arasında şekillendiğini hatırlatan Gökçe, İran’ın doğrudan İsrail’e saldırmaması durumunda Körfez ve Hürmüz hattındaki gerilimin azalabileceğini söyledi.
Ancak Gökçe, İran’ın fiili bir müdahalede bulunması halinde ABD’nin İsrail’in yanında yer alarak ateşkesin fiilen sona ereceğini vurguladı. Gökçe, sahadaki bir çelişkiye de dikkat çekerek önemli bir noktayı dile getirdi.
“İran saldırırsa ateşkes bozulur deniyor; ancak İsrail saldırdığında bu durum aynı şekilde tanımlanmıyor” diyen Gökçe, tarafların bunu ateşkes ihlali olarak adlandırmadığını ifade etti.
Lübnan’ın çatışmaların yerel mi yoksa bölgesel mi kalacağını belirleyecek kritik merkez olduğunu bir kez daha vurgulayan Gökçe, sürecin tarafların atacağı adımlara bağlı olduğunu söyledi.
“İran, Hizbullah’ı yalnız bırakmayacaktır” diyen profesör, İran’ın ya doğrudan müdahale edeceğini ya da arka planda desteğini sürdürerek İsrail’i Lübnan’da uzun süreli bir çatışma içinde tutacağını belirtti.
Gökçe, Lübnan coğrafyasının karmaşık yapısına da dikkat çekerek, bu durumun çatışmaları daha derin ve yönetilmesi zor bir sürece dönüştürebileceğini ifade etti.
Sizce İran, İsrail'e karşı doğrudan bir müdahalede bulunur mu yoksa Hizbullah'a dolaylı destek politikasını mı sürdürür?
Dr. Muhammed Berdibek, sürece ilişkin açıklamalarda ciddi bir bilgi karmaşası olduğunu belirterek, somut veriler ve paylaşımlar üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti. Berdibek, kanıtlara ve Navaz Şerif’in paylaşımlarına bakıldığında, İran’ın tüm müttefikleri ile birlikte Lübnan’ın da bu sürece dahil olduğunu gördüklerini söyledi.
Berdibek, bu durumun Trump’ın kabul ettiği ve Arakçi’nin paylaştığı metinde de vurgulandığını belirtti. Tarafların zaman zaman gerçeği çarpıttığını dile getiren uzman, eğer bir ‘yalan eşiği’ varsa iki tarafın da bunu yaptığını, ancak İran’ın bu konuda bir tık daha önde olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte Berdibek, İran’ın bazı tartışmalı maddeleri ABD kabul etmiş gibi yansıttığını da belirterek, bu durumun Tahran açısından eleştirilebileceğini söyledi. Berdibek, Lübnan’ın ateşkes sürecine dahil olduğu görüşünü savunmaya devam etti.
İran’ın vekil güçlere desteğini kesmesinin kendi milli güvenliği açısından mümkün olmadığını vurgulayan Berdibek, İran’ın böyle bir dönüşümü kabul etmeyeceğini belirtti. Uzman, İran’ın Hürmüz geçişlerini kontrol ederek bu duruma fiilen karşılık verdiğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ise Lübnan’ın savaşın seyrini belirleyebilecek kritik bir alan olduğuna dikkat çekti. Gökçe, ABD’nin Lübnan’a doğrudan bir ilgisinin olmadığını, ancak İsrail’in Hizbullah’ı yakın bir tehdit olarak gördüğünü ifade etti.
Gökçe, İsrail’in bu tehdidi bertaraf etmek için yoğun saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. Lübnan’daki gelişmelerin savaşın gidişatını değiştirebileceğini belirten profesör, İsrail’in saldırılarına İran’ın vereceği yanıtın belirleyici olacağını vurguladı.
“Eğer İran, İsrail’e doğrudan füze saldırısıyla karşılık verirse savaş yeniden başlar” diyen Gökçe, ancak İran’ın nasıl bir yol izleyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti. İran’ın alternatif olarak Hizbullah’a dolaylı destek verebileceğini belirtti.
Gökçe, silah, mühimmat ve personel desteğiyle Hizbullah’ın direncini artırabileceğini söyledi. Bu senaryoda çatışmaların yerel düzeyde, İsrail-Hizbullah hattında devam edebileceğini ifade etti.
Ateşkesin ABD ile İran arasında şekillendiğini hatırlatan Gökçe, İran’ın doğrudan İsrail’e saldırmaması durumunda Körfez ve Hürmüz hattındaki gerilimin azalabileceğini söyledi.
Ancak Gökçe, İran’ın fiili bir müdahalede bulunması halinde ABD’nin İsrail’in yanında yer alarak ateşkesin fiilen sona ereceğini vurguladı. Gökçe, sahadaki bir çelişkiye de dikkat çekerek önemli bir noktayı dile getirdi.
“İran saldırırsa ateşkes bozulur deniyor; ancak İsrail saldırdığında bu durum aynı şekilde tanımlanmıyor” diyen Gökçe, tarafların bunu ateşkes ihlali olarak adlandırmadığını ifade etti.
Lübnan’ın çatışmaların yerel mi yoksa bölgesel mi kalacağını belirleyecek kritik merkez olduğunu bir kez daha vurgulayan Gökçe, sürecin tarafların atacağı adımlara bağlı olduğunu söyledi.
“İran, Hizbullah’ı yalnız bırakmayacaktır” diyen profesör, İran’ın ya doğrudan müdahale edeceğini ya da arka planda desteğini sürdürerek İsrail’i Lübnan’da uzun süreli bir çatışma içinde tutacağını belirtti.
Gökçe, Lübnan coğrafyasının karmaşık yapısına da dikkat çekerek, bu durumun çatışmaları daha derin ve yönetilmesi zor bir sürece dönüştürebileceğini ifade etti.
Sizce İran, İsrail'e karşı doğrudan bir müdahalede bulunur mu yoksa Hizbullah'a dolaylı destek politikasını mı sürdürür?