| Açıklamada, İsrail'in bu saldırıları nedeniyle Lübnan ordusunun söz konusu bölgelerdeki mevzilerini değiştirmek zorunda kaldığı ifade edildi. Ancak, halka destek olunması amacıyla bu beldelerde en az bir askeri birliğin bulundurulmaya devam edildiğinin altı çizildi. Lübnan ordusu açıklamasında, İsrail'in sivil-asker ayrımı gözetmeyen saldırılar düzenlediğini vurguladı. Ayrıca, bazı medya kuruluşları ve sosyal medya platformlarında ordu aleyhine yapılan kışkırtıcı söylemler konusunda kamuoyu uyarıldı. Bu tür söylemlerin Lübnan içindeki gerilimi artırarak olumsuz sonuçlar doğurabileceği kaydedildi. Açıklamada, Lübnan ordusunun elindeki tüm imkanları kullanarak ciddi baskı ve zorluklar altında görevini sürdürdüğü mesajı verildi. Öte yandan, Lübnan ordusunun hangi özel beldelerden yeniden konuşlandığına dair resmi bir liste paylaşılmadı. Ancak Lübnan basınında çıkan haberlerde, ülkenin güneyindeki Rimeyş, Dibil, Ayn İbil, Tayri ve Beyt Yahun beldelerinden askeri birliklerin çekildiği iddia edilmişti. Bölgedeki gerilim, Kasım 2024 ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in daha önce işgal ettiği bölgelerden çekilmemesi ve kara saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle tırmanıyor. İsrailli yetkililerden gelen işgal çağrıları da endişeleri artırıcı bir rol oynuyor. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz dün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyini işgal altında tutacaklarını ve sınır köylerindeki tüm evleri yıkacaklarını söyledi. Katz, ordunun Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi kontrol edeceğini de ileri sürdü. İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de 23 Mart'taki açıklamasında benzer bir tutum sergilemişti. Smotrich, Lübnan'ın güneyinin işgal edilmesi ve Litani Nehri'nin yeni sınır olması gerektiğini savunmuştu. Smotrich, "Tıpkı Gazze'de Sarı Hat ve Suriye'de tampon bölge oluşturduğumuz gibi, Litani Nehri de Lübnan ile aramızdaki yeni sınırımız olmalıdır." ifadelerini kullanmıştı. Diğer taraftan, İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki sivil halka yönelik tahliye çağrılarını sıklaştırdı. Halktan, Lübnan-İsrail sınırına yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Zehrani Nehri'nin kuzeyine gitmeleri isteniyor. Sizce bölgede kalıcı bir çatışma veya işgal senaryosunun önüne geçmek için uluslararası toplum nasıl bir rol üstlenmeli? |
|