| Hayatını kaybedenlerin 121'inin çocuk, 83'ünün ise kadın olduğu belirtildi. Bu veriler, çatışmaların sivil nüfus üzerindeki ağır etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı açıklamasında, saldırılarda 42 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği ve 119 sağlık çalışanının yaralandığı bilgisi de paylaşıldı. Sağlık altyapısına yönelik bu kayıplar, bölgedeki insani durumu daha da kritik hale getiriyor. Bakanlık, bir önceki gün yaptığı açıklamada hayatını kaybedenlerin sayısını 1094 olarak duyurmuştu. Bu, son 24 saat içinde yaşanan kayıpların boyutunu ortaya koymaktadır. İsrail ordusu ise 2 Mart tarihinde yaptığı açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesi üzerine ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığını bildirmişti. Bu olayın ardından tansiyon hızla yükseldi. İsrail ordusu, daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuş ve başkent Beyrut'u da hedef almıştı. Ayrıca, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı aldığı bilgisi paylaşılmıştı. Lübnan hükümeti tarafından daha önce yapılan bir diğer açıklamada ise çatışmalar nedeniyle ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bin kişiyi aştığı ifade edilmişti. Bu rakam, yaşanan insani krizin boyutunu tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Sizce uluslararası toplum, bu derinleşen insani krize müdahale etmek için yeterli adımları atıyor mu? |
|