Mahkeme, sanık Haydar Yücel’in suçu işlediğini tespit ederek, eylemine uyan TCK'nun 158/1-f-son maddesi uyarınca değerlendirme yaptı. Suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, meydana gelen zarar ve failin kastı gibi unsurlar dikkate alınarak, sanığa ilk olarak 4 yıl hapis ve 390 gün adli para cezası verilmesine hükmetti.
Yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulunduran mahkeme, TCK'nun 62. Maddesi gereğince cezada indirime gitti. Bu kapsamda, cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 3 yıl 4 ay hapis ve 325 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.
Mahkeme, verilen bu ceza için başkaca bir artırım veya indirim yapılmasına kanunen ve takdiren yer olmadığını bildirdi. Ayrıca, 325 gün karşılığı adli para cezasının, sanığın ekonomik durumu da dikkate alınarak günlüğü 20 TL'den paraya çevrilmesine hükmolundu. Bu hesapla sanık, 6.500,00 TL adli para cezası ödemekle yükümlü kılındı.
Mahkeme, TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının 4 eşit taksitte ve birer ay ara ile ödenmesine karar verdi. Taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen cezanın hapse çevrilebileceği sanığa ihtar edildi.
Kararda, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı kanun hükümleri de gözetildi. Bu doğrultuda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine hükmedildi.
Yargılama giderleri olarak, 1.250,00 TL bilirkişi rapor gideri, 550,00 TL bilirkişi sarf gideri ve 420,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 2.220,00 TL’nin sanık Haydar Yücel’den tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine karar verildi.
Tarafların yokluğunda ve iddia makamının talebine uygun olarak verilen karar, oy birliği ile alındı. Kararın, taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurulabileceği belirtildi ve istinaf yolu açık bırakıldı.
Sizce bilişim sistemleri üzerinden işlenen dolandırıcılık suçlarında verilen cezalar caydırıcı oluyor mu?