Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, daha güçlü bir devlet ve daha müreffeh bir toplum iç...

Bahçeli, Cumhur İttifakı birlikteliği içinde, milli birlik ve bütünlüğün tahkim edildiği, barış ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye'yi hayata geçirmek için gayret gösterdiklerini dile getirdi. Bu amaçla, 24 Ekim 2025'te başlattıkları "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleri ile "Derdin Derdimizdir" sohbet toplantılarının 29 Mart 2026 itibarıyla tamamlandığını aktardı.

Teşkilata bu süreçteki çalışmaları için teşekkür eden Bahçeli, ilerleyen günlerde yeni çalışma programlarıyla yine milletin talep ve beklentilerini dinleyeceklerini belirtti.

İsrail'in İslam topraklarını işgal ve sömürme planına değinen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün yaşadığımız siyonist barbarlık, ABD İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun, zulmün ve kötülüğün resmidir. İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir."

"Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diyen Bahçeli, "ABD'nin Orta Doğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı ve Amerikan halkında büyük tepkiye neden olmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, İsrail'in katliam politikalarının, Yahudilerin dünya genelinde algılanışında kötü bir değişimin zeminini hazırladığını savundu. "Dünya Yahudilerinin, İsrail'in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini görmesi gerekmektedir" diyen Bahçeli, "Bize göre İsrail, antisemitizmi üreten yeni bir araç haline gelmiştir" dedi.

"Netanyahu politika ve yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğinin yüksek sesle haykırılması zamanı gelmiştir" diye konuşan Bahçeli, "Orta Doğu'da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır" şeklinde görüş belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "savaşları bitireceğim" diye iktidara gelen Trump'ın tamiri zor bir yıkım meydana getirdiğini hatırlattı.

Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu yanına alarak tüm bölgeyi felakete sürüklediğini söyleyen Bahçeli, "Şimdi de savaşı bir sahte zafer ilanıyla bitirmenin arayışı içindedir. Böyle bir Amerika'nın 'büyük Amerika' olamayacağı açıktır" değerlendirmesini yaptı.

ABD'nin dünyaya "barış, düzen, istikrar ve refah" vadetmediğinin ortada olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti: "Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları, beklenen bir durumdur."

"Tüm bu cüretkar ve hesapsız saldırılar sürerken Türkiye olarak, ayağımızı sağlam Anadolu'ya bastığımızı, gözümüzün, kulağımızın ise Tebriz'de, Urumiye'de, Hemedan'da, Kerkük'te, Musul'da, Erbil'de olduğunu dost da düşman da bilmelidir" diyen Bahçeli, "İran bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, "Zaman, geçmişte yapılan yanlışları bir kenara koyup bu ahlaksız saldırı karşısında haktan ve hukuktan yana olmak, siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durmak zamanıdır" şeklinde konuştu.

Ateşkes sağlanmasının dünyanın geleceği için acil bir ihtiyaç olduğunu belirten Bahçeli, savaşın yayılmasının yaratacağı durumlara dikkati çekti. Bebek, çocuk, kadın, yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kalmaması gerektiğini vurguladı.

"Dünya, rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup, çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir" diyen Bahçeli, "O sebeple dünya, Türkiye'nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir" çağrısında bulundu.

Uluslararası sistemin ağır yaralı olduğunu, adeta can çekiştiğini anlatan Bahçeli, küresel dengelerin değiştiği, bölgesel fay hatlarının harekete geçtiği ağır bir buhran döneminden geçildiğine işaret etti.

"Bebek ve çocukların sesi kısılırken, silah sesinin yükselmesi insanlık için utanç vericidir" diye konuşan Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran'a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Nükleer tesislerin hedef alınması veya stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin telafisi çok zor sonuçlar doğuracağını kaydeden Bahçeli, "Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olur" dedi.

"Yemen'deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dahil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz'den sonra Babul Mendeb boğazında da askeri hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini derinleştirebilecek niteliktedir" ifadelerini kullandı.

Karşılıklı tehditlerin artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliğinin, kontrolsüz bir tırmanışa işaret ettiğini belirten Bahçeli, nükleer silah kullanımına yönelik imaların bile insanlığın bir uçurumun kenarına sürüklendiğini gösterdiğini söyledi.

"Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz" diyen Bahçeli, "ABD ve İsrail'in oluşturduğu siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" şeklinde konuştu.

"Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir. Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu, bir uzlaşının tesisi artık bir zorunluluk halini almıştır" görüşünü paylaştı.

Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan başta olmak üzere barış için samimiyetle gayret gösterdiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin, istikrarın ve insanlığın ortak vicdanının savunucusu olmaya kararlılıkla devam ettiğini dile getirdi.

Bölgesel ve küresel aktörlerle gerçekleştirilen üst düzey temasların, Türkiye'nin savaşı sona erdirme iradesini ve yapıcı rolünü teyit ettiğini aktaran Bahçeli, Türkiye'nin barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu haline geldiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin jeopolitik konumu itibarıyla dünyanın merkezinde olduğunu kaydeden Bahçeli, bu nedenle Türkiye'nin, batıyı ve doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen bir dış politika anlayışına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bahçeli, "Çift Başlı Selçuklu Kartalı'nın doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye'nin, güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran bir vizyona dayanması gerekmektedir" ifadesini kullandı.

Sizce uluslararası toplum, Orta Doğu'daki tırmanışı durdurmak için yeterli adımları atıyor mu?
devlet-bahceli-aa-2137195.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri