Yaşar Güler'in İtalya ziyaretinin, İtalyanların daveti üzerine önceden planlanmış bir program dahilinde gerçekleştiğini belirtti. Görüşmelerde, ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayii iş birliği konularında fikir alışverişi yapıldı.
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğine ilişkin son açıklamalar ve müttefik ülkelere yapılan çağrıların dikkatle takip edildiği vurgulandı.
Boğazın, küresel enerji arz güvenliği ve uluslararası deniz ticareti için stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi. Bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması ve gerilimin tırmanmasının önlenmesinin büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Türkiye'nin, gelişmeleri bölgesel barış ve istikrar perspektifiyle değerlendirdiği aktarıldı. Tüm taraflara itidal ve uluslararası hukuka uygun hareket etme çağrısının yinelendiği bildirildi.
Doğu Akdeniz'de yayımlanan bir NOTAM konusuna da değinilen açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını yok saymak için benzer konuları zaman zaman gündeme getirdiği belirtildi.
Söz konusu NOTAM'ı geçersiz kılan karşı NOTAM'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından yayımlandığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM'ın ise geçersiz ve hükümsüz olduğu vurgulandı.
Ayrıca, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda Ada’ya silah yığılmasına ve diğer ülkelerin adayı kullanmasına izin vererek Kıbrıs’ı hedef haline getirdiği ifade edildi.
Türkiye'nin, garantör ülke sıfatıyla yalnızca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değil, adanın tamamının güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler almaya devam ettiği açıklandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatleri ile güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığın tam olduğu bildirildi. Garantörlüğün verdiği hakları kullanmaktan çekinilmediği ve bundan sonra da çekinilmeyeceği kaydedildi.
Bölgesel güvenlik konularında atılacak adımların uluslararası dengeleri nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğine ilişkin son açıklamalar ve müttefik ülkelere yapılan çağrıların dikkatle takip edildiği vurgulandı.
Boğazın, küresel enerji arz güvenliği ve uluslararası deniz ticareti için stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi. Bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması ve gerilimin tırmanmasının önlenmesinin büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Türkiye'nin, gelişmeleri bölgesel barış ve istikrar perspektifiyle değerlendirdiği aktarıldı. Tüm taraflara itidal ve uluslararası hukuka uygun hareket etme çağrısının yinelendiği bildirildi.
Doğu Akdeniz'de yayımlanan bir NOTAM konusuna da değinilen açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını yok saymak için benzer konuları zaman zaman gündeme getirdiği belirtildi.
Söz konusu NOTAM'ı geçersiz kılan karşı NOTAM'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından yayımlandığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM'ın ise geçersiz ve hükümsüz olduğu vurgulandı.
Ayrıca, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda Ada’ya silah yığılmasına ve diğer ülkelerin adayı kullanmasına izin vererek Kıbrıs’ı hedef haline getirdiği ifade edildi.
Türkiye'nin, garantör ülke sıfatıyla yalnızca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değil, adanın tamamının güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler almaya devam ettiği açıklandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatleri ile güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığın tam olduğu bildirildi. Garantörlüğün verdiği hakları kullanmaktan çekinilmediği ve bundan sonra da çekinilmeyeceği kaydedildi.
Bölgesel güvenlik konularında atılacak adımların uluslararası dengeleri nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?