Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍MİT Başkanı İbrahim Kalın, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Kalın, bölgedeki savaş...

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ve "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla Beşiktaş'taki bir otelde gerçekleşen zirvenin ikinci gününde konuşan Kalın, geçen sene haziran ayındaki 12 günlük İsrail-İran savaşının mevcut durumu test ettiğini belirtti.

Kalın, şu anda 28 Şubat'ta başlayan ve bir aydır devam eden İsrail-ABD-İran savaşının ortasında bulunulduğunu ifade etti. Bu savaşı önlemek için Cumhurbaşkanı liderliğinde, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, MİT ve İletişim Başkanlığı'nın yoğun çaba sarf ettiğini vurguladı.

Öngörülemezlik ve kırılganlık üzerine kurulu bir sistemin yeni krizler üreteceğini her seferinde dile getirdiklerini söyleyen Kalın, çatışmaların yaşanmaması için çalıştıklarını aktardı. Bugün ise bir aylık süreçte, bu savaşın sona erdirilmesi ve Türkiye'nin savaşın dışında tutulması için yoğun çaba gösterdiklerini kaydetti.

Çabaların aralıksız devam ettiğini belirten Kalın, savaşın bölgeye yayılmaması, daha yıkıcı hale gelmemesi ve kalıcı hasara yol açmaması için uğraştıklarını söyledi. Ancak İsrail'in başlattığı bu bölgesel savaşın, Cumhurbaşkanının ifadesiyle 8 milyarın bedelini ödediği bir küresel krize dönüşmeye doğru ilerlediğini ifade etti.

Kalın, tüm çabalarının önceliğinin savaşın bir an önce sona ermesi olduğunu tekrarladı. Bu büyük savaşla birlikte bölgede aynı zamanda büyük bir fitne ateşinin yakıldığını da sözlerine ekledi. Savaşın hesaplanan sonuçlarından birinin sadece İran'ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması olmadığını vurguladı.

Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar gibi bölgenin asli unsurları arasında on yıllarca sürecek bir kardeş savaşına zemin hazırlayacak adımların atılmasının çok daha tehlikeli olduğunu belirtti. Kalın, bunlara karşı Türkiye olarak sonuna kadar teyakküz halinde mücadele edeceklerini ifade etti.

"Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız" diyen Kalın, gerekirse ateş topunu alıp göğsünde soğutacaklarını ama onu fitne ateşine atmayacaklarını söyledi. Fitne ateşini yaymaya çalışanlara karşı kendi dinamikleri, değerleri ve liderlikleriyle durmaya devam edeceklerini vurguladı.

Kalın, dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ettiklerini ve bu istikametten ayrılmayacaklarını bir kez daha dile getirdi. İran'a yönelik savaşın uluslararası hukuk açısından bir zemininin olmadığını söylemeye gerek bile olmadığını ifade etti.

Ancak savaşı başlatanların sadece İran'la sınırlı kalmayıp, Lübnan'da, Suriye'de, Filistin topraklarında oldu bittilerle yeni imha, ilhak ve işgal politikaları peşinde olduğunu çok iyi bildiklerini söyledi. Özellikle Lübnan'daki son gelişmelerin, 1974'te Golan Tepeleri'nde yaşanana benzer bir fiili durum yaratma girişimi olduğunu gördüklerini belirtti.

Bunu önlemek için çabalarını yoğunlaştırdıklarını aktaran Kalın, Türkiye olarak sadece Lübnan'da değil, Filistin topraklarında da bir oldu bittiyle Filistinlilerin temel haklarının ellerinden alınmasına müsaade etmeyeceklerini kaydetti. Gazze ve Batı Şeria'daki ihlallerin görmezden gelinmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

Teselsülen başlayan gelişmeler neticesinde savaşın İran'ın ötesinde tüm Körfez bölgesine yayıldığını belirten Kalın, İran'a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa, Körfez bölgelerine yapılan saldırıların da amaca hizmet etmediğini söyledi.

Körfez'deki dost ve kardeş ülkelerle yapılan tüm görüşmelerde, savaşın bir an önce sona ermesi için bölgenin kendi dinamiklerini esas alan bir perspektifle hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdiklerini aktardı. Kalın, bu vesileyle hem İran'da hem de tüm bölgede savaşta hayatını kaybeden tüm kardeşlerine Allah'tan rahmet diledi.

Bir daha böyle acıların yaşanmaması için ellerinden gelen çabayı göstermeye devam edeceklerini belirtti. Kalın, İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırıların kabul edilemez olduğunu ancak savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.

İsrail üzerindeki baskının arttırılması ve savaşı başlatan aktör üzerinde yoğunlaşılarak, savaşın bölgesel ve küresel bir krize dönüşmesinin önlenmesi gerektiğini söyledi. Bir müzakere masası kurulması için Cumhurbaşkanı liderliğinde, Dışişleri Bakanı ve kendilerinin girişimleriyle yoğun çaba içinde olduklarını ifade etti.

"Görüşme olacak mı, müzakere olacak mı, masa kurulacak mı?" sorularının her gün sorulduğunu belirten Kalın, Pakistanlı kardeşlerinin bu konudaki yardım elini ve girişimini sonuna kadar desteklediklerini söyledi. Bu görüşmelerin olması için bir zeminin oluşması gerektiğini, Pakistanlı kardeşlerinin yetkin bir iş çıkaracaklarından şüpheleri olmadığını ekledi.

Ancak savaştan önce olduğu gibi, savaş başladığından beri her müzakere girişimini sabote eden İsrail'in, son iki günde yaptığı saldırılarla bu girişimleri boşa çıkarmak için yoğun çaba içinde olduğunu gördüklerini ifade etti. Kalın, bu savaşı bitirmek için ellerinden gelen çabayı aralıksız ve gece gündüz göstermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Sizce bölgede kalıcı barışı sağlamak için atılması gereken en acil adım nedir?
ibrahim-kalin-2449483.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri