Önder Sığırcıkoğlu’nun faaliyetlerinin sadece ajanlıkla sınırlı olmadığı belirtiliyor. İsim, ilk kez 2011 yılında, Özgür Suriye Ordusu Komutanı Hüseyin Harmuş’un kaçırılması planıyla gündeme geldi. Harmuş, Esad rejimi tarafından kaçırılarak işkenceyle öldürüldü ve bu olayda Sığırcıkoğlu’nun rol oynadığı iddia edildi.
Sığırcıkoğlu, 2013 yılında Türkiye’de yakalanarak tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Ancak açık cezaevine geçiş sürecinde, FETÖ bağlantılı savcıların dosyada değişiklik yaptığı biliniyor. Tam bu aşamada, 2014 yılında firar ederek Suriye’ye sığındı ve Esad rejimi tarafından koruma altına alındı.
Rejim tarafından kendisine çeşitli görevler verilen Sığırcıkoğlu, bu süreçte hem Türkiye’deki hem de dünyadaki muhaliflere ilişkin bilgileri Esad rejimine aktarmaya başladı. Türkiye’de bulunan Özgür Suriye Ordusu mensupları hakkında bilgi sızdırması, casusluk faaliyeti olarak değerlendirildi.
Yurt dışında bulunduğu dönemde, Türkiye aleyhine sahte belgeler paylaştığı ve ülkeyi zor duruma düşürmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğu, MİT tarafından tespit edildi. 2014’ten itibaren teşkilat, kendisini adım adım takip etmeye devam etti.
Esad rejiminin, Sığırcıkoğlu’na ajanlık karşılığında önemli maddi imkanlar sağladığı belirtiliyor. Suriye ordusunda maaşlar 100 dolar civarındayken, kendisine 800 dolar maaş verildiği, ayrıca ev ve araba tahsis edildiği biliniyor. Bu imkanlar karşılığında bilgi sızdırmayı sürdürdüğü iddia ediliyor.
12 yıl boyunca izini kaybettirmeye çalışsa da, MİT fiziki ve dijital takibini sürdürdü. Bu süreçte Mısır, Lübnan, Rusya ve Suriye arasında sürekli seyahat ettiği tespit edildi. MİT raporlarına göre, farklı istihbarat örgütleriyle de ilişkisi bulunuyordu.
Ayrıca, Türkiye aleyhine çalışmalar yapan kişilerle bağlantı kurduğu ve Reyhanlı patlamasının baş faillerinden Yusuf Nazik ile Suriye’de aynı evde kaldığı ortaya çıkarıldı. Yurt içi ve yurt dışında pek çok suç bağlantılı kişiyle ilişkisi olduğu belirlendi.
Son aşamada, MİT 12 yıllık takibin ardından, Sığırcıkoğlu’nun Lübnan üzerinden Suriye’ye geçeceği bilgisini aldı. Suriye istihbaratıyla koordineli yürütülen operasyon sonucunda gözaltına alındı ve Ankara’ya getirildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tüm adımları yıllarca izlenen ve bağlantıları tek tek ortaya çıkarılan Sığırcıkoğlu’nun, ajanlık yaptığını düşünerek kaçtığını sandığı ifade ediliyor.
Bu operasyonun ardından, örgüt şeması içindeki diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Sığırcıkoğlu’nun vereceği ifadelerin, Türkiye aleyhine yürütülen yapılar hakkında önemli bilgiler içermesi bekleniyor.
Önümüzdeki süreçte, bu tür yapılanmaların tek başına olmaması nedeniyle yeni isimlerin ortaya çıkması ihtimali bulunuyor. Sığırcıkoğlu’nun vereceği bilgiler doğrultusunda yeni gözaltılar ve takip süreçlerinin başlaması, MİT’in çalışmalarının ise devam etmesi bekleniyor.
Sizce bu tür uluslararası casusluk operasyonları, istihbarat faaliyetlerinin geleceğini nasıl şekillendirecek?