Tutuksuz sanıklar Ercan Kama, Funda Kadayıfçıoğlu, Mehmet Yetimova, Ömer Burak Gezer, Özkan Şahin ve İsmail Kaya, avukatlarıyla birlikte duruşmada hazır bulundu. Mahkeme heyeti, önceki celsede cumhuriyet savcısının sunduğu mütalaayı okudu. Mütalaada, sanık Hakan Kabaca hakkında "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" suçundan kamu davası açıldığı ve bu dosyayla birleştirilmesine karar verildiği belirtildi. Ayrıca dosyadaki sanık sayısının 8 olduğu ifade edildi. Savcılık mütalaasında, sanık Hamza Turhan Ayberk'in İsrail istihbarat servisi için çalışan "Victoria" ve "Marc" isimli casuslarla irtibat kurduğu ve bu kişilerden gelen görevleri yerine getirdiği kaydedildi. Sanığın dijital materyallerindeki yazışmaların incelenmesi sonucunda, verilen görevlerin basit eylemler değil, casusluk faaliyeti kapsamında olduğunun anlaşıldığı vurgulandı. Mütalaada, Ayberk'in eski bir emniyet mensubu olması nedeniyle bu durumu anlamamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı belirtildi. Sanığın söz konusu faaliyetler karşılığında banka ve kripto varlıklar üzerinden menfaat temin ettiğinin tespit edildiği aktarıldı. Sanık Ayberk'in, 2019 yılında Belgrad'da "Victoria" ile görüştüğü ve bu durumu beyanında kabul ettiği ifade edildi. Aynı yıl, bazı kişilerin takibi ve mal varlıklarının araştırılmasına yönelik görevler aldığı mütalaada yer aldı. Bu kapsamda sanığın bir kişiyi otelde takip ettiği ve diğer sanıklar Ercan Kama ile Funda Kadayıfçıoğlu ile birlikte hareket ettiği anlatıldı. Mal varlığı araştırmasını Mehmet Yetimova'ya yaptırdığı, elde edilen bilgileri Skype veya e-posta aracılığıyla ilettiği ve bulguların HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğunun tespit edildiği belirtildi. Sanık Ayberk'in kesin tarihi belirlenemeyen bir zamanda 2 İranlı'nın takibi görevini aldığı, bu kapsamda Ercan Kama ve Özkan Şahin ile birlikte havalimanı çıkışında takibe başladıkları bilgisi verildi. Takip sürecinde sanık Hakan Kabaca'dan destek alındığı, elde edilen bilgilerin yine Skype ve e-posta ile "Victoria"ya iletildiği aktarıldı. Ödemelerin kripto varlıklar üzerinden yapıldığı ve Ayberk'in bu görev kapsamında Ercan Kama ile Özkan Şahin'e de para verdiğinin kendi beyanıyla doğrulandığı ifade edildi. Sanık Hakan Kabaca'nın HTS kayıtlarına göre Hamza Turhan Ayberk ile 7 kez irtibat kurduğu belirlendi. Ayberk'e ait 3 farklı telefon hattı üzerinden 1483 kez ortak baz kaydı bulunduğu tespit edildi. Ayrıca Kabaca'nın İsmail Kaya ile 48, Mehmet Yetimova ile 8, Ömer Burak Gezer ile 2 ve Özkan Şahin ile 82 kez ortak baz verisinin olduğu mütalaada yer aldı. Ayberk'in ifadesinde, Hakan Kabaca'dan çeşitli kişilere ait mal varlığı, yurt dışı giriş-çıkış, konaklama ve pasaport bilgileri talep ettiğini ve karşılığında elden ödeme yaptığını beyan ettiği kaydedildi. Ayrıca Kabaca hakkında uzun süredir yakalama kararı bulunduğu, 24 Kasım 2024'te yakalandığı ve taahhütle serbest bırakılmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı. Mütalaada, sanıkların Türkiye'de bulunan ve İsrail istihbaratının hedefinde olduğu değerlendirilen kişilere ait gizli nitelikteki verileri temin ederek istihbarat görevlileriyle paylaştıkları belirtildi. Özellikle bu kişilerin toplu bulundukları yerlerin tespit edilmeye çalışıldığı ve ilerleyen aşamalarda infaz veya kaçırma gibi eylemlerin gerçekleşebileceğinin değerlendirildiği ifade edildi. Uluslararası sözleşmeler kapsamında zulüm nedeniyle Türkiye'ye sığınan kişilere ait ikamet, iletişim ve iş yeri gibi bilgilerin gizlilik kapsamında olduğuna işaret edildi. "İsrail devletinin birden fazla devletle savaş durumunda bulunması, bu devletlerde yaşayan insanların zulme uğrama ihtimalini artırdığı, dolayısıyla bu zulüm sebebiyle ülkemizde bulunan farklı devlet vatandaşlarının bilgilerinin de gizli kalması gerektiği" değerlendirmesine mütalaada yer verildi. Dosya kapsamındaki MASAK raporlarına göre sanıkların bu faaliyetler karşılığında menfaat temin ettiklerinin anlaşıldığı belirtildi. Dijital inceleme bulguları ve sanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların siyasal veya askeri casusluk suçunu işlediklerinin ve atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunun kabul edildiği ifade edildi. Sanıkların birbirleriyle yoğun ve süreklilik arz eden eylemlerle müşterek bir bağ kurdukları, talimatlar doğrultusunda birden fazla kez devletin gizli bilgilerine yönelik casusluk faaliyetlerinde bulunduklarına dair deliller elde edildiğine dikkat çekildi. Yapılan araştırmalar ve iddianamedeki ayrıntılı tespitler doğrultusunda, sanıkların söz konusu suçları zincirleme suç hükümleri kapsamında iştirak halinde işlediklerinin anlaşıldığı vurgulandı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıklar Hamza Turhan Ayberk, Hakan Kabaca, Funda Kadayıfçıoğlu, Ercan Kama, Ömer Burak Gezer, İsmail Kaya, Mehmet Yetimova ve Özkan Şahin'in "zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk" suçundan 18 yıl 9'ar aydan 36 yıl 9'ar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Savcı, tutuklu sanıklar Ayberk ve Kabaca'nın tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini de istedi. Duruşmada sanıklar, mütalaaya karşı tek tek savunma yaptı. Mahkeme heyeti, tüm bu değerlendirmelerin ardından kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Hamza Turhan Ayberk'in "zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, tutuklu sanık Hakan Kabaca ile tutuksuz sanıklar Ercan Kama, İsmail Kaya, Mehmet Yetimova, Ömer Burak Gezer, Özkan Şahin ve Funda Kadayıfçıoğlu'nun ise "iştirak halinde devletin güvenliğine ilişkin bilgi veya belgeleri temin etme" suçundan 4 yıl 2'şer ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Tutuklu sanık Ayberk'in tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kabaca için ise adli kontrol şartıyla tahliye kararı aldı. Sizce istihbarat faaliyetlerine karşı alınan bu cezalar caydırıcı olacak mı? |
|