Merhaba arkadaşlar! Geçen hafta sonu yine bir müze turundaydım ve her zamanki gibi, sergiyi gezdikten sonra rotamı hemen hediyelik eşya dükkanına çevirdim. Biliyorsunuz, o dükkanlar benim için müze deneyiminin ayrılmaz bir parçası. Peki siz, müze mağazalarında ne tür şeyler almayı seviyorsunuz? Bugün biraz kendi alışkanlıklarımdan ve gözlemlerimden bahsedip, sizin de fikirlerinizi duymak istiyorum.
Benim Vazgeçilmezlerim: Kartpostal ve Kitaplar
Benim için olmazsa olmaz iki şey var: kartpostallar ve küçük sanat kitapları. Özellikle o gün en çok etkilendiğim eserin kartpostalını almak, bana o anı eve taşıma şansı veriyor. Üzerine not alıp arkadaşıma postalayabilirim ya da evdeki panoma asabilirim. Küçük, cep boyutundaki sanat kitapları ve sergi katalogları ise bilgileri tazelemem için harika bir kaynak. Hem de çantada taşınacak kadar hafifler!
Sanatı Günlük Hayata Taşıyan Ürünler[/B]
Son yıllarda müzelerin, koleksiyonlarından ilham alan çok yaratıcı ürünler tasarladığını fark ediyorum. Mesela Van Gogh’un *Yıldızlı Gece*sinin desenli bir şal, Klimt’in *Öpücük*ünün baskılı bir kahve fincanı... Bunlar, sanatı günlük hayatımızın bir parçası haline getiriyor. Bence bu harika bir yaklaşım. Bir keresinde, antik bir mozaikten uyarlanmış deseni olan bir defter almıştım, her kullanışımda kendimi iyi hissettiriyor.
Ucuz ve Anlamlı: Küçük Hatıralar
Bütçem elvermediğinde ya da minimalist bir hatıra istediğimde, mıknatıslar, kitap ayraçları veya rozetler kurtarıcım oluyor. Özellikle buzdolabımdaki müze mıknatısı koleksiyonum, gezdiğim yerlerin renkli bir haritası gibi. İşin ilginç tarafı, bazen sadece 10-15 liraya alınan bu küçük objeler, yıllar sonra bile o geziye dair canlı bir anıyı tetikleyebiliyor.
Peki ya siz? Siz müze dükkanlarında neye yöneliyorsunuz? Yoksa "Hiçbir şey almam, gereksiz masraf" diyenlerden misiniz? Yoksa benim gibi koleksiyon yapmayı sevenlerden misiniz? Belki de çocuğunuz için eğitici bir oyuncak arıyorsunuzdur. Fikirlerinizi merakla bekliyorum, belki hep birlikte yeni keşifler yaparız!
Benim için olmazsa olmaz iki şey var: kartpostallar ve küçük sanat kitapları. Özellikle o gün en çok etkilendiğim eserin kartpostalını almak, bana o anı eve taşıma şansı veriyor. Üzerine not alıp arkadaşıma postalayabilirim ya da evdeki panoma asabilirim. Küçük, cep boyutundaki sanat kitapları ve sergi katalogları ise bilgileri tazelemem için harika bir kaynak. Hem de çantada taşınacak kadar hafifler!
Son yıllarda müzelerin, koleksiyonlarından ilham alan çok yaratıcı ürünler tasarladığını fark ediyorum. Mesela Van Gogh’un *Yıldızlı Gece*sinin desenli bir şal, Klimt’in *Öpücük*ünün baskılı bir kahve fincanı... Bunlar, sanatı günlük hayatımızın bir parçası haline getiriyor. Bence bu harika bir yaklaşım. Bir keresinde, antik bir mozaikten uyarlanmış deseni olan bir defter almıştım, her kullanışımda kendimi iyi hissettiriyor.
Bütçem elvermediğinde ya da minimalist bir hatıra istediğimde, mıknatıslar, kitap ayraçları veya rozetler kurtarıcım oluyor. Özellikle buzdolabımdaki müze mıknatısı koleksiyonum, gezdiğim yerlerin renkli bir haritası gibi. İşin ilginç tarafı, bazen sadece 10-15 liraya alınan bu küçük objeler, yıllar sonra bile o geziye dair canlı bir anıyı tetikleyebiliyor.
Peki ya siz? Siz müze dükkanlarında neye yöneliyorsunuz? Yoksa "Hiçbir şey almam, gereksiz masraf" diyenlerden misiniz? Yoksa benim gibi koleksiyon yapmayı sevenlerden misiniz? Belki de çocuğunuz için eğitici bir oyuncak arıyorsunuzdur. Fikirlerinizi merakla bekliyorum, belki hep birlikte yeni keşifler yaparız!