Akıl tutulması yaşıyorum! Sabahın köründe gözlerimi ekrana yapıştırmış, Golden State Warriors maçını izlemeye çalışıyorum. Saat 04:30. Evet, yanlış duymadınız, sabahın dördü buçuk. Ve bu, biz Avrupa ve Orta Doğu taraftarlarının rutini haline geldi. NBA programcıları sanki dünyada sadece Amerika Birleşik Devletleri'nin Doğu Sahili var sanıyor!
Dünya Sadece New York ve Miami'den mi İbaret?
NBA, kendini "global lig" diye pazarlıyor, ama programlaması tam bir yerel lig gibi. Avrupa, Asya, Afrika'daki milyonlarca taraftar, LeBron James veya Steph Curry'yi canlı izlemek için ya gecenin bir yarısını bekliyor ya da sabahın ilk ışıklarıyla uyanmak zorunda kalıyor. En prime time maçlar bizim için gece 03:00-04:30 arasına denk geliyor. Bu, bir sporu takip etmek değil, işkenceye dönüşüyor!
"Prime Time" Dedikleri Tam Bir Uyku Katliamı
Amerikan kanallarının prime time'ı akşam 20:00-23:00 ET. Bu, bizim için gece yarısından sonra 02:00-05:00 demek! Hafta içi bir insan nasıl çalışsın, okula gitsin? Hafta sonu ise tüm sosyal hayatını "acaba bu gece kaçta maç var" diye planlamak zorundasın. İzleyici sayıları ve TV anlaşmaları globalde neden istediği seviyeye ulaşamıyor sanıyorsunuz? İnsanları uyutmuyorlar ki!
Çözüm Yok Mu? Hadi Canım!
Çözüm basit aslında. Hafta sonları en azından bir tane "Avrupa Prime Time" maçı koyabilirler. Cumartesi veya Pazar günü, Doğu Sahili saatiyle öğlen 13:00'te (bizim akşam 19:00-20:00) oynanacak bir Lakers-Celtics veya Warriors-Bucks maçı, global izleyici sayılarını patlatır. Ama yok! Onlar için önemli olan, New York'taki bir barmenin maçı iş çıkışı izleyebilmesi. Tokyo'daki, İstanbul'daki, Londra'daki taraftarın uyku düzeni umurlarında değil.
Son sözüm: Ben ve benim gibi milyonlar, bu sevdamız uğruna uykusuz kalıyoruz. Ama bu bir lütuf değil, lig yönetiminin bize reva gördüğü bir eksiklik. Global lig olacaksan, programlaman da global olsun! Yoksa biz de sabah kalkıp özet izlemeye, spoiler yememeye çalışacağız. Siz ne diyorsunuz bu saat rezaletinede? Haksız mıyım?
NBA, kendini "global lig" diye pazarlıyor, ama programlaması tam bir yerel lig gibi. Avrupa, Asya, Afrika'daki milyonlarca taraftar, LeBron James veya Steph Curry'yi canlı izlemek için ya gecenin bir yarısını bekliyor ya da sabahın ilk ışıklarıyla uyanmak zorunda kalıyor. En prime time maçlar bizim için gece 03:00-04:30 arasına denk geliyor. Bu, bir sporu takip etmek değil, işkenceye dönüşüyor!
Amerikan kanallarının prime time'ı akşam 20:00-23:00 ET. Bu, bizim için gece yarısından sonra 02:00-05:00 demek! Hafta içi bir insan nasıl çalışsın, okula gitsin? Hafta sonu ise tüm sosyal hayatını "acaba bu gece kaçta maç var" diye planlamak zorundasın. İzleyici sayıları ve TV anlaşmaları globalde neden istediği seviyeye ulaşamıyor sanıyorsunuz? İnsanları uyutmuyorlar ki!
Çözüm basit aslında. Hafta sonları en azından bir tane "Avrupa Prime Time" maçı koyabilirler. Cumartesi veya Pazar günü, Doğu Sahili saatiyle öğlen 13:00'te (bizim akşam 19:00-20:00) oynanacak bir Lakers-Celtics veya Warriors-Bucks maçı, global izleyici sayılarını patlatır. Ama yok! Onlar için önemli olan, New York'taki bir barmenin maçı iş çıkışı izleyebilmesi. Tokyo'daki, İstanbul'daki, Londra'daki taraftarın uyku düzeni umurlarında değil.
Son sözüm: Ben ve benim gibi milyonlar, bu sevdamız uğruna uykusuz kalıyoruz. Ama bu bir lütuf değil, lig yönetiminin bize reva gördüğü bir eksiklik. Global lig olacaksan, programlaman da global olsun! Yoksa biz de sabah kalkıp özet izlemeye, spoiler yememeye çalışacağız. Siz ne diyorsunuz bu saat rezaletinede? Haksız mıyım?