| AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı öncesinde basın açıklamasında bulundu. Çelik, Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, herkesin bayrama sevdikleriyle kavuşmasını diledi. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatına değinen Çelik, büyük alimin Fatih Camisi Haziresi’ne defnedilmesinin, onun Fatih’i dünyaya tanıtma çabalarının selamlanması açısından kıymetli olduğunu vurguladı. Çelik, Ortaylı’nın bir tarihçiden öte bir âlim ve vatan evladı olduğunu belirterek, ailesine başsağlığı diledi. Çelik, Kırım ve Gelibolu’dan getirilen toprağın mezarına eklenmesinin, Ortaylı’nın ufkunun altını çizdiğini ifade etti. Ayrıca, hayatını kaybeden Sabah Gazetesi muhabiri Murat Keklikçi’ye Allah’tan rahmet dileyerek, zor koşullarda çalışan tüm basın mensuplarına saygılarını iletti. İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’nü hatırlatan Çelik, dünyanın içinde bulunduğu zor dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dirayetli siyaseti önderliğinde her alanda hazırlıkların sürdüğünü söyledi. Çelik, milleti millet yapanın ruh ve değerler olduğunu, bu zor zamanlarda en iyi cevabın İstiklal Marşı olduğunu kaydetti. Dünyanın büyük bir savaş ortamından geçtiğini belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e takdim etmesinin anlamlı olduğunu vurguladı. Çelik, BM düzeninin, üye ülkeler tarafından tahrip edildiğini ve kuralsız bir düzene doğru gidildiğini ifade etti. Çelik, İran’a yönelik son gelişmeleri değerlendirerek, üst düzey yetkililere yönelik suikast haberlerinin geldiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması senaryolarının gündeme alınmadığını belirten Çelik, geçmişte Irak Savaşı’nda yanlış istihbaratların büyük facialara yol açtığını hatırlattı. Uluslararası hukuk açısından İran’ın haksız ve hukuksuz bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Çelik, sorunların çözüm yeri olan müzakere masası kurulmuşken bu saldırıların yapılmasının barış iradesini hedef aldığını savundu. Çelik, daha çok savaş gemisi istemenin çözüm olmadığını, bu gidişatın iyi sonuçlanmayacağını ifade etti. Çelik, İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasını eleştirerek, devletlerin kurallı hareket etmesi gerektiğini söyledi. İsrail’in saldırılarının gayrimeşru, haksız ve vahşi olduğunu belirten Çelik, devlet ile terör örgütü arasındaki ayrımın muğlaklaşmasının tehlikeli olduğunu vurguladı. Çelik, bir an evvel savaşın durması ve müzakere masasının kurulması gerektiğini tekrarladı. Hürmüz Boğazı’na daha çok savaş gemisi yığmanın güvenliği sağlamayacağını, bir ülkenin rejimini beğenmemeyi bombalamak için gerekçe yapmanın kötü sonuçlar doğuracağını ifade etti. Batı Şeria’da işgallere başlayan İsrail’in, Lübnan’ı da Gazzeleştirmeye çalıştığını öne süren Çelik, İsrail’in sivil altyapıyı hedef aldığını ve 800 bin kişinin göç etmek zorunda kaldığını söyledi. Çelik, mezhep tartışmalarından uzak durulması gerektiğini, bu tartışmaların toplumun bağışıklık sistemini zayıflatmaya yönelik olduğunu kaydetti. İran’ın bölge ülkelerine füze atmasının yanlış olduğunu belirten Çelik, Türkiye’ye gelen füzelere ilişkin İran tarafının açıklamasını hatırlattı. Çelik, Türkiye’nin milli güvenliğinin ertelenmez ve pazarlık kabul etmez olduğunu vurguladı. Özellikle siyonist çevrelerde Türkiye’yi ateşin içine çekmeye yönelik yaklaşımlar gördüklerini ifade eden Çelik, Türkiye’nin bir barış ülkesi olma iradesinin en güçlü şekilde korunduğunu söyledi. Çelik, barış ve adalet masasını kuracak kişinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu ve bu masanın adresinin Türkiye olacağını belirtti. İran’daki Kürtler ile ilgili bazı yayınlara değinen Çelik, İran’daki Kürt kardeşlerin siyonist saldırganlığın tarafında olmadığını vurguladı. Çelik, PJAK gibi örgütlerin İsrail tarafına kaymasının tehlikeli olduğunu, İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin hiç kimsenin provokasyonuna gelmeyeceğini ve vekalet savaşlarının parçası olmayacağını vurgulayan Çelik, milli güvenlik konusunda her türlü bedeli göze alacaklarını söyledi. Çelik, Türkiye ile Azerbaycan arasını açmaya çalışan kampanyaları reddettiklerini belirtti. Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasını ve Rum kesimi’nin İsrail ile iş birliğini eleştiren Çelik, Avrupa Birliği ülkelerinin bölgeye savaş gemisi gönderme açıklamalarının yanlış olduğunu söyledi. Çelik, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının korunmasında garantör ülke olarak tereddütsüz hareket edeceklerini vurguladı. Çelik, son olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik iddialarına cevap verdi. Çelik, devlet görevlilerinin mal varlıklarını düzenli bildirdiğini, Özel’in iddialarının temelsiz olduğunu ve asılsız bilgilerle siyaset yaptığını öne sürdü. Sizce bölgedeki gerilimin azalması için en acil adım ne olmalı? |
|