ABD Başkanı Donald Trump, 6 Nisan'a kadar İran'ın elektrik santrallerini hedef alma kararını durdurduğunu ve müzakerelerin iyi gittiğini açıklasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat sorunlarının devam edecek olması petrol arzına ilişkin korkuları körüklemeye devam ediyor. Bu durum, enerji arzındaki kırılganlığın sürmesine yol açıyor. Petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü risk primi korunurken, bu gelişmeler küresel enflasyon risklerinin şiddetlenebileceği imasını oluşturdu. Petrol fiyatlarının yüksek seyri, enflasyonist baskıların artabileceğine dair öngörüleri güçlendirdi. Bu öngörüler, merkez bankalarının gelecek dönemde sıkı para politikası adımları atabileceğine ilişkin tahminleri de beraberinde getirdi. Analistler, ABD Merkez Bankası (Fed)’nin önümüzdeki dört toplantıda faizi sabit tutmasının beklendiğini, ancak Ekim ve Aralık aylarındaki toplantılarda faiz artırımı yapabileceği yönündeki beklentilerin güç kazandığını ifade etti. Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed'in şahin duruşunu sürdüreceği beklentisi, tahvil piyasalarında satış baskısının devam etmesine neden oluyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi, son üç haftada yaklaşık 43 baz puan yükselerek yüzde 4,39 seviyesine ulaştı ve bu hafta da artış eğilimini sürdürdü. Getiri, yüzde 4,45 seviyesine çıkarak son sekiz ayın en yüksek seviyesini test ettikten sonra bir miktar dengelendi. Güncel olarak ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,41 civarında işlem görüyor. Analistler, yükselen tahvil faizlerinin aslında tahvil fiyatlarının düştüğü ve satışların arttığı anlamına geldiğini hatırlattı. Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarını yakından takip ettiklerini belirterek, mevcut fiyatların enflasyonu kötüleştirebileceğini ve merkez bankası için zorlu bir durum yaratabileceğini kaydetti. Jefferson, tüketici ve işletme harcamalarında yavaşlama görülebileceğini de ifade etti. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarını artırması ve tedarik zincirlerini aksatması nedeniyle 2026 için açıkladığı yüzde 2,9'luk büyüme tahminini korudu. Ancak bu oran, 2025'te öngörülen yüzde 3,3'lük büyümenin önemli ölçüde altında kalıyor. Bu gelişmeler ışığında, dolar endeksi 99,8 seviyesinde bulunurken, altının ons fiyatı yüzde 2,1 artışla 4.470 dolar civarında işlem gördü. Petrol piyasası ise çatışmalardaki kısmi yatışmayla bir miktar rahatlasa da, risklerin tamamen ortadan kalkmaması fiyatların aşağı yönlü hareketini sınırlıyor. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,4 düşüşle 100,8 dolardan alıcı buldu. Veri tarafında ise, ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvuruları, 21 Mart'ı bitiren haftada 210 bine çıkmasına rağmen beklentilerin biraz altında gerçekleşti. Bu ortamda, S&P 500 endeksi yüzde 1,74, Nasdaq endeksi yüzde 2,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,01 değer kaybetti. Avrupa borsaları da Orta Doğu'daki gerilimin uzayacağı endişesiyle satıcılı bir seyir izledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB)'na yönelik beklentilerde son bir ayda belirgin bir değişim yaşandı. Geçen ay yıl sonunda faiz indirimi beklenirken, dün itibarıyla bankanın yıl genelinde toplamda 3 faiz artışı yapabileceği yönünde fiyatlamalar şekillendi. Diğer yandan, Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, ABD ile AB arasındaki Turnberry ticaret anlaşması’nın tarife hükümlerini hayata geçirmeyi amaçlayan yasa teklifleri konusunda ortak pozisyonlarını onayladı. Bu kapsamda, ABD'den AB'ye ithal edilen sanayi ve tarım ürünlerinin büyük kısmında tarifeler kaldırılacak. Avrupa'da FTSE 100 yüzde 1,33, DAX 40 yüzde 1,5 ve CAC 40 yüzde 0,98 geriledi. Asya piyasaları ise karışık bir görünüm sergiledi. Çin'de ocak-şubat döneminde sanayi karlarının yüzde 15,2 artması, ülkede deflasyon endişelerini bir miktar hafifletti. Japonya Nikkei 225 yüzde 0,2, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 1 düşüşle kapandı. Yurt içi piyasalarda ise BIST 100 endeksi, bir önceki gün yüzde 1,83 değer kaybederek 12.727,06 puandan kapattı. Dolar/TL, bankalararası piyasada bugünkü açılışta 44,4560 seviyesinden işlem gördü. Analistler, BIST 100 endeksi için 13.100 ve 13.200 seviyelerini direnç, 12.800 ve 12.700 seviyelerini ise destek olarak işaret etti. Sizce Orta Doğu'daki gerilimin küresel piyasalardaki bu baskılayıcı etkisi ne kadar sürecek? |
|