Turan, Merkez Bankası’nın 12 Mart’ta politika faizini değiştirmediğini ve yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktığını belirtti. Ancak savaşın başladığı 28 Şubat’tan hemen sonra ekonomi yönetiminin proaktif bir adım attığını ifade etti. Bir haftalık repo ihalelerinin kaldırıldığını ve piyasanın artık yüzde 37 yerine gecelik faizle, yani faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 40’tan fonlanmaya başladığını söyledi.
Piyasalardaki belirsizlik nedeniyle yatırımcıların temkinli hareket ettiğini vurgulayan Turan, özellikle mevduat faizlerinin cazip seviyelere ulaştığını kaydetti. Tasarruf sahiplerinin şu anda ne yapacağını bilemediğini, bayram öncesi belirsizlikler ve İran’daki gelişmelerin yatırımcıyı tedirgin ettiğini belirtti.
Bu nedenle risk almak istemeyenler için mevduat faizlerinin yüzde 40,5 seviyelerine kadar çıktığını aktaran Turan, 32 günlük vadede bu getirilerin değerlendirilebileceğini ifade etti. Dalgalı piyasalarda yatırımcıların acele karar vermemesi gerektiğinin altını çizdi.
Turan, bazen hiç pozisyon almamanın en doğru strateji olabileceğini, bunun en az zararla krizden çıkılmasını sağlayabileceğini söyledi. Bu süreçte para piyasası fonları ya da katılım fonlarının değerlendirilebileceğini, bayram tatili gibi kısa sürelerde bile paranın günlük getiri sağlamasının mümkün olduğunu ekledi.
Altın fiyatlarına da değinen Turan, ons altında kısa vadede baskı görülebileceğini ancak kritik destek seviyelerinin takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Altının savaş sonrası 5.418 dolar seviyesini geçemediğini, bu nedenle baskı oluştuğunu belirtti.
4.850 dolar seviyesinin ons bazında önemli bir destek olduğunu ifade eden Turan, bu seviyenin altına inilirse satışların derinleşebileceğini kaydetti. Ancak 4.800-4.900 dolar bandının üzerinde kalınırsa ilerleyen dönemde yeniden yükselişin başlayabileceğini sözlerine ekledi.
Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü, altın alacak yatırımcılara kademeli alım önerisinde bulundu. Örneğin 100 bin liralık altın alınacaksa bunun tek seferde değil, 15-20 bin liralık parçalar halinde alınmasının maliyeti düşüreceğini belirtti.
Turan’a göre Merkez Bankası’nın güçlü rezervleri, döviz piyasasında aşırı dalgalanmaların önüne geçebilir. Bankanın rezervlerinin güçlü olduğunu ve döviz talebini karşılayabildiğini, bu nedenle çok sert spekülatif hareketler beklemediklerini söyledi.
Mevduat faizlerindeki yükselişin kredi faizlerine de yansıdığını belirten Turan, kısa vadede kredi maliyetlerinin yüksek kalabileceğini ifade etti. Paranın maliyeti arttıkça bankaların kredi faizlerini düşüremeyeceğini, Türkiye’nin risk priminin de arttığını kaydetti.
Buna karşın ilerleyen dönemde ekonomiyi canlandırmak için devlet destekli kredi kampanyalarının devreye girebileceğini söyledi. Geçmişte olduğu gibi kamu bankaları üzerinden bu tür kampanyalar yapılabileceğini belirtti.
Şu anda aylık konut kredi faizlerinin yüzde 2,49 civarında olduğunu aktaran Turan, bunun ilerleyen dönemde yüzde 2’nin altına gerileyebileceğini ifade etti. Ekonomi yönetiminin olası senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.
Turan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de tüm önlemlerin alındığını ve B planlarının hazır olduğunu açıkladığını hatırlattı. Bu nedenle enseyi karartmamak gerektiğini, ancak piyasalarda sert iniş çıkışlar yaşanan bir dönemden geçildiğini söyledi.
Bu süreçte defansif kalmak ve riski sınırlamanın daha doğru olacağını belirten Turan, TL’nin şu anda güvenli limanlardan biri olarak öne çıktığını ifade etti. Yatırım amaçlı döviz yerine altın ve gümüş gibi enstrümanların daha fazla fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.
Sizce mevcut ekonomik koşullarda bireysel yatırımcılar için en güvenli liman hangisi?
Piyasalardaki belirsizlik nedeniyle yatırımcıların temkinli hareket ettiğini vurgulayan Turan, özellikle mevduat faizlerinin cazip seviyelere ulaştığını kaydetti. Tasarruf sahiplerinin şu anda ne yapacağını bilemediğini, bayram öncesi belirsizlikler ve İran’daki gelişmelerin yatırımcıyı tedirgin ettiğini belirtti.
Bu nedenle risk almak istemeyenler için mevduat faizlerinin yüzde 40,5 seviyelerine kadar çıktığını aktaran Turan, 32 günlük vadede bu getirilerin değerlendirilebileceğini ifade etti. Dalgalı piyasalarda yatırımcıların acele karar vermemesi gerektiğinin altını çizdi.
Turan, bazen hiç pozisyon almamanın en doğru strateji olabileceğini, bunun en az zararla krizden çıkılmasını sağlayabileceğini söyledi. Bu süreçte para piyasası fonları ya da katılım fonlarının değerlendirilebileceğini, bayram tatili gibi kısa sürelerde bile paranın günlük getiri sağlamasının mümkün olduğunu ekledi.
Altın fiyatlarına da değinen Turan, ons altında kısa vadede baskı görülebileceğini ancak kritik destek seviyelerinin takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Altının savaş sonrası 5.418 dolar seviyesini geçemediğini, bu nedenle baskı oluştuğunu belirtti.
4.850 dolar seviyesinin ons bazında önemli bir destek olduğunu ifade eden Turan, bu seviyenin altına inilirse satışların derinleşebileceğini kaydetti. Ancak 4.800-4.900 dolar bandının üzerinde kalınırsa ilerleyen dönemde yeniden yükselişin başlayabileceğini sözlerine ekledi.
Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü, altın alacak yatırımcılara kademeli alım önerisinde bulundu. Örneğin 100 bin liralık altın alınacaksa bunun tek seferde değil, 15-20 bin liralık parçalar halinde alınmasının maliyeti düşüreceğini belirtti.
Turan’a göre Merkez Bankası’nın güçlü rezervleri, döviz piyasasında aşırı dalgalanmaların önüne geçebilir. Bankanın rezervlerinin güçlü olduğunu ve döviz talebini karşılayabildiğini, bu nedenle çok sert spekülatif hareketler beklemediklerini söyledi.
Mevduat faizlerindeki yükselişin kredi faizlerine de yansıdığını belirten Turan, kısa vadede kredi maliyetlerinin yüksek kalabileceğini ifade etti. Paranın maliyeti arttıkça bankaların kredi faizlerini düşüremeyeceğini, Türkiye’nin risk priminin de arttığını kaydetti.
Buna karşın ilerleyen dönemde ekonomiyi canlandırmak için devlet destekli kredi kampanyalarının devreye girebileceğini söyledi. Geçmişte olduğu gibi kamu bankaları üzerinden bu tür kampanyalar yapılabileceğini belirtti.
Şu anda aylık konut kredi faizlerinin yüzde 2,49 civarında olduğunu aktaran Turan, bunun ilerleyen dönemde yüzde 2’nin altına gerileyebileceğini ifade etti. Ekonomi yönetiminin olası senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.
Turan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de tüm önlemlerin alındığını ve B planlarının hazır olduğunu açıkladığını hatırlattı. Bu nedenle enseyi karartmamak gerektiğini, ancak piyasalarda sert iniş çıkışlar yaşanan bir dönemden geçildiğini söyledi.
Bu süreçte defansif kalmak ve riski sınırlamanın daha doğru olacağını belirten Turan, TL’nin şu anda güvenli limanlardan biri olarak öne çıktığını ifade etti. Yatırım amaçlı döviz yerine altın ve gümüş gibi enstrümanların daha fazla fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.
Sizce mevcut ekonomik koşullarda bireysel yatırımcılar için en güvenli liman hangisi?