Bugün size, kendi kendimi işsiz bırakma hikayemi anlatacağım. Kafayı yiyecektim resmen. Bir otomasyon zinciri kurmuştum, her şey tıkır tıkır işliyordu. Ta ki, o raporu görüp de makinenin 7/24, hata payı sıfır, mola vermeden çalıştığını fark edene kadar. Ben mi? Ben sadece kahve içiyordum.
"Birkaç Script Yazayım" Dedim...
Selenium ile web'den veri çekme, Pandas ile temizleme, OpenPyXL ile raporlama ve son olarak SMTP ile mail atma... Hepsi birbirine bağlı, tek bir ana script'ten tetiklenen bir canavar yarattım. Amacım haftalık rapor işini otomatikleştirmekti. "Ne güzel, artık Pazartesi sabahları bu angaryayla uğraşmayacağım" diye seviniyordum.
Verimlilik Karnesi ve İçimdeki Hüzün
İşte her şey o log dosyasını incelememle başladı. Script'in çalışma süresi: 4 dakika 12 saniye. Benim aynı işi manuel yapma sürem (kahve molaları, sosyal medya sapmaları, "acaba şunu mu yapsam" tereddütleriyle birlikte): Ortalama 2.5 saat! Üstelik script bir kere bile KeyError veya TimeoutException vermemiş, ben ise en basik off-by-one hatasını yapıp duruyordum. Makine benden kat be kat iyi bir çalışandı. Şaka gibi ama, kendi yarattığım şey karşısında bir anlığına değersiz hissettim.
İsyan ve Kabullenme Aşaması
"Yok artık, bu kadar da olmaz!" diye isyan ettim ilk başta. Sonra düşündüm. Aslında yaptığım şey harikaydı. Ben sıkıcı, tekrarlayan, hata yapmaya müsait bir işi otomatiğe bağlamış ve kendimi daha yaratıcı, daha stratejik işlere odaklamak için zaman yaratmıştım. O 2.5 saatlik pencerede artık yeni bir kütüphane deneyebilir, algoritma optimizasyonu düşünebilir ya da sadece kafamı dinleyebilirdim.
Sonuç olarak, makine benden daha verimli evet. Ama onu yaratan, ona bu "verimlilik" yeteneğini kazandıran da benim. Asıl işimiz, aptalca tekrarları bilgisayara yaptırıp, kendi zekamızı daha değerli problemlere yönlendirmek olmalı.
Peki ya siz? Hiç yazdığınız bir kodun/otomasyonun sizi "acaba ben gereksiz miyim?" diye düşündürdüğü oldu mu? Yoksa bu bir zafer anı mıydı sizin için? Yorumlara yazın, konuşalım.
Selenium ile web'den veri çekme, Pandas ile temizleme, OpenPyXL ile raporlama ve son olarak SMTP ile mail atma... Hepsi birbirine bağlı, tek bir ana script'ten tetiklenen bir canavar yarattım. Amacım haftalık rapor işini otomatikleştirmekti. "Ne güzel, artık Pazartesi sabahları bu angaryayla uğraşmayacağım" diye seviniyordum.
Python:
# Ana zincirin son halkası
rapor_mail_gonder(temiz_veri)
print("✅ Süreç tamamlandı. Kahve vakti!")
İşte her şey o log dosyasını incelememle başladı. Script'in çalışma süresi: 4 dakika 12 saniye. Benim aynı işi manuel yapma sürem (kahve molaları, sosyal medya sapmaları, "acaba şunu mu yapsam" tereddütleriyle birlikte): Ortalama 2.5 saat! Üstelik script bir kere bile KeyError veya TimeoutException vermemiş, ben ise en basik off-by-one hatasını yapıp duruyordum. Makine benden kat be kat iyi bir çalışandı. Şaka gibi ama, kendi yarattığım şey karşısında bir anlığına değersiz hissettim.
"Yok artık, bu kadar da olmaz!" diye isyan ettim ilk başta. Sonra düşündüm. Aslında yaptığım şey harikaydı. Ben sıkıcı, tekrarlayan, hata yapmaya müsait bir işi otomatiğe bağlamış ve kendimi daha yaratıcı, daha stratejik işlere odaklamak için zaman yaratmıştım. O 2.5 saatlik pencerede artık yeni bir kütüphane deneyebilir, algoritma optimizasyonu düşünebilir ya da sadece kafamı dinleyebilirdim.
Sonuç olarak, makine benden daha verimli evet. Ama onu yaratan, ona bu "verimlilik" yeteneğini kazandıran da benim. Asıl işimiz, aptalca tekrarları bilgisayara yaptırıp, kendi zekamızı daha değerli problemlere yönlendirmek olmalı.
Peki ya siz? Hiç yazdığınız bir kodun/otomasyonun sizi "acaba ben gereksiz miyim?" diye düşündürdüğü oldu mu? Yoksa bu bir zafer anı mıydı sizin için? Yorumlara yazın, konuşalım.